justin fashanu, halil ibrahim dinçdağ, futbol ve homofobi: birileri bir yerden başladı

“Suçlu olduğumu sanıyorum. Arkadaşlarımı ve ailemi daha çok utandırmak istemiyorum… Umut ediyorum ki çok sevdiğim İsa Mesih beni nezaketle karşılar, nihayet huzur bulurum…”

3 mayıs 1998’de intihar eden futbolcu justin fashanu ardından bu notu bırakmıştı. kendini suçlu hissetmesinin nedeni ise yaşamına son vermeden yalnızca birkaç yıl önce eşcinsel olduğunu açıklaması ve ardından ailesinden, hayranlarından ve futbol dünyasındaki insanlardan aldığı tepkilerdi.

işbu yazı eşcinsellerin yeşil sahadaki mücadelesinin bayrak isimlerinden fashanu’nun anısına saygı ve onu ölüme götüren nedenler üzerine düşünmeyi amaçlıyor.

nijerya asıllı bir ailenin oğlu olan siyahi oyuncunun tam adı justinus soni fashanu idi. 19 ocak 1961’de doğan fashanu’nun norwich city’de başladığı kariyerinin ışıldadığı an liverpool’a attığı muhteşem volesiyle olmuştu. ardından dönemin efsane takımlarından notthingham forest’a transfer olmuş ve 1 milyon pound transfer ücretini aşan ilk oyuncu da olarak tarihe geçmişti.

o sıralarda bir kadınla birlikte olduğu biliniyordu ama o kendi hakikatini daha fazla saklamaktan bunalmış olacak ki bu şaşalı transferin ardından dolaptan çıktı ve eşcinsel olduğunu açıkladı. ve hayatı bu andan itibaren bambaşka bir seyir aldı.

oyuncu bu açıklamasının ardından aldığı yüksek transfer ücretine rağmen takımdan uzaklaştırıldı ve antrenmanlara dahi alınmadı. teknik direktör takımda bir “ibne” istememişti. bu duruma dayanamadı ve notts country takımına transfer oldu. futbol oynamak istiyordu.

yeni takımında ciddi bir diz sakatlığı geçirdi ve bir daha eski gücüne kavuşamadı. ardından istikrarsız günler başladı ve çeşitli takımlara transfer oldu. ancak hiçbir takımda eski justin olamadı. kanada’ya dahi gitmiş ve orada oynarken aynı esnada bir gey bar da işletmeye başlamıştı. söylenenlere bakılırsa o günlerde işletmecilikte futboldan daha başarılı idi.

1989’da yeniden britanya’ya dönen oyuncu döner dönmez ingiliz tabloid basını (yakın tarihte amy winehouse’un yaşadıklarını hatırlarsanız geçmişe dair fikir verici olacaktır) kendisini diline dolamıştı. haberlerin çoğu sevgilileri hakkındaydı.

justin profesyonel kariyerini heart of midlothian takımında sonlandırdı ve los angeles’a giderek antrenörlük yapmaya başladı. bu onu intihara sürükleyen sürecin de başlangıcı oldu.

1998’de 17 yaşındaki kolombiyalı bir çocuk, polise verdiği ifadede fashanu’nun kendiasine tecavüz ettiğini söyledi. 3 nisan 1998’de polis tarafından sorguya çekilen oyuncu gözaltına alınmadı. daha sonra da aklandı ancak… ancak bu yaşananlar onun ruhunda büyük yaralar açtı. (bunu kendisini bu süreçte terk etmeyen çok az sayıdaki yakının açıklamalarından biliyoruz.) ve bu yaşananlardan tam bir ay sonra londra’daki evinde cansız bedeni bulundu.

eğer lezbiyen, gey, biseksüel ve transların (lgbt) mücadelesinden bahsediyorsak en önemli köşe başlarından birinde justin fashanu’nun durduğunu da bilmeliyiz.

bugün demokrasinin ve futbolun beşiği olan ingiltere’de (külahıma anlat diyenleri duyuyorum!) o dönem lgbt bireylere korkunç bir tepki varken açılan oyuncu “erkek sporu” olan futbolu oynuyorsunuz. neden açıldınız? diye soru soran gazetecilere hep aynı yanıtı veriyordu:

“birilerinin bir yerlerden başlaması gerek.”

1969 haziran’ın son haftasını hatırlayın. new york’taki stonewall inn isimli bara giden ve her gece polis tacizine maruz kalan lgbt’lerin buna yeter deyip yıllardır kapalı kapılar ardında sürdürdükleri mücadelelerini sokağa taşıdıkları o geceyi. birilerinin bir yerlerden başlaması gerekiyordu…

***

bundan 3 yıl önce türkiye gündemine deyim yerindeyse bomba gibi düşen bir isim yine “erkek sporu” olan futbol dünyasındandı. yerel hakem halil ibrahim dinçdağ çıktığı telegol isimli programda eşcinsel olduğu için kendisine görev verilmediğinden şikayet ederken yüzüne konan mozaiği kaldırtarak hem alkışlanacak bir iş yaptı hem de türkiye’deki lgbt mücadelesi için tarihi bir hadiseye imza attı.

eşcinsel olduğunu beyan ederek askerlikten muaf raporu alan dinçdağ bir hakemin türkiye futbol federasyonu (tff ) merkez hakem kurulu (mhk) hakemliğe giriş unvan ve klasmanlara ayrılma ile vize yenileme, kural, prensip ve yönetmelikleri iç talimatları 25. maddesindeki “sağlık problemleri nedeniyle askerlikten muaf tutulanlar askerlik yapamaz” ifadesi nedeniyle mesleğini yapmasına izin verilmemişti.

dinçdağ buna isyan etti ve hakkını aramak için mücadeleye başladı. türk medyası bu konuya balıklama atladı ve -çoğunun da hakkını yemeyelim- dinçdağ’ın hak mücadelesi kamuoyunun da dikkatini çekti.

ancak… zaman geçip medya kendisine başka gündemler bulunca dinçdağ’ın mücadelesi de gündemden düştü.

lgbt örgütlerinin desteği -ki bu desteğin de yetersiz olduğu kanısındayım- dışında halil ibrahim dinçdağ mücadelesini tek başına ve ilk günkü kararlılığıyla sürdürüyor. haklı olduğunu biliyor ve bu nedenle de geri adım atmıyor.

mahkeme bir klasik olarak mağdur lgbt’ler olduğunda yaptığı gibi yine işi ağırdan almakta ve bir anlam da mağduru değil de onu mağdur edeni korumakta kararlı olsa da dinçdağ inançlı ve inatçı.

davanın 4. duruşması 7 şubat salı günü (bu salı) çağlayan adliyesi’nde saat 11.30’da görülecek.

dinçdağ, şu günlerde cenaze namazını kaldırdığımız türk futbolunun sadece şike ile kirlenmediğini düşünenleri, ayrımcılık karşıtlarını, yeşil sahalarda ırkçılık, ayrımcılık, homofobi, transfobi, yabancı düşmanlığı, milliyetçilik, cinsiyetçilik görmek istemeyenleri adliye önüne, kendisiyle dayanışmaya bekliyor. biri bir yerden başlamalıydı. dinçdağ başladı. onun da asla yalnız yürümeyeceğini bilmesi gerekiyor.

duruşmayla ilgili açılan facebook sayfasıhttp://www.facebook.com/events/283671961698796/

***

justin fashaun ve halil birahim dinçdağ… bir yerden başlayan iki eşcinsel… iki insan…

fashanu’nun hayaleti hala ada futbolunun üzerinde dolaşıyor. intiharının ardından çok sayıda futbolcu dolabını kırıp kendini özgürleştiremedi. ancak mevzu yavaş yavaş devlet tarafından dillendirilmeye başlandı.

konuyla ilgili bbc 3 bir belgesel hazırladı: “britanyanın eşcinsel futbolcuları.” belgeselin en ilginç yanı sunuculuğunu fashanu’nun yeğeni ama fashanu sunuyor.

konuyla ilgili ingiliz independent gazetesinin blogunda musa okwonga’nın okunması gereken bir yazısı var. britanya futbolunun homofobisine dair analizler içeriyor. (http://blogs.independent.co.uk/2012/02/01/britains-gay-footballers-a-few-thoughts/)

okwonga’dan dinleyelim:

“Futbol dünyası daha fazla ne yapabilir ? Aslında birçok şey. Açıkça bu konu oyunda hala rahatsız edici bir mevzu olmaya devam ediyor: Muhtemelen de bu yüzden Amal’ın filmi konuyla ilgili açıkça ve olumlu biçimde konuşabilecek sadece iki oyuncuyu ağırlıyor; QPR’den Joey Barton ve Plymouth Argyle’den Darren Purse. Sanırım görünüşte çok daha maço bir spor olmasına rağmen açık bir gey olan Gareth Thomas‘ı Galler’in en meşhur kepli oyuncusu olarak kabul eden rugby dünyası futbola bu konuda öncülük etmeli. Notts County FC’de öncü olan ve aynı zamanda eski ve çok sevilen yönetici Keith Alexander‘ın oğlu olan Matt Alexandre dün gece attığı tweet’te cesaret verecek şekilde şöyle diyordu:

“‘Gey olduğunu bildiğim profesyonel futbolcular var ve benim ya da hiçkimsenin onlarla ilgili görüşleri göz önüne tutulmamalıdır.” Ayrıca PFA ve “kick it out” da bu konudaki süregelen çabalarından dolayı alkışlanmalı.

“Futbol dünyasının oyuncular için destekçi bir ortam oluşturmaya ihtiyacı var, birkaç yıl önce FA’ in zaten bir tür kanıt olarak homofobi karşıtı kampanya için yaptığı 10 bin sterlinlik değersiz yardımdan oldukça fazla yer tutacağı kesin. O kampanyada Ogilvy&Mathew’a danışman olarak yakından çalışmış biri olarak FA’ ın dört yıllık bir maddi destek planı olduğunu bu programdan öğrendiğimde çok şaşırdım. Dün geceye kadar bu plan benim için gözle görülür bir şey değildi, hele ki futbol dünyasındaki ırkçılık karşıtı kampanyayla kıyaslandığında. John Amaechi’nin dün gece haklı olarak Twitter’da yazdığı gibi; önyargılar birkaç afiş ve basmakalıp sözle yok edilemez. Bu konu yavaş olsa da çok daha kapsamlı bir yaklaşımı hak ediyor.”

***

britanya futbolundaki bu tartışmanın dünya futbolu için de önemli olduğu muhakkak. türkiye’de erkeklerle anılan ve her biri bir erkeklik performansına dönüşen açıklamaları ve davranışları da düşününce bizim için de oldukça gerekli bir tartışma olduğu su götürmez bir gerçek.

hazır birileri bir yerlerden başlamışken bu treni kaçırmayalım ve yeşil sahalarda görmek istemediğimiz homofibi meselesini de hem justin fashanu’nun anısı hem de halil ibrahim dinçdağ’ın mücadelesi için halının altına süpürmeyelim…

** justin fashaun’un intihar ettiği 19 ocak artık futboldaki homofobiye karşı gün olarak kutlanıyor. www.thejustincampaign.com

*** bbc 3 tarafından hazırlanan “britanya’nın eşcinsel futbolcuları” isimli belgeselini 4 parça halinde buraya yapıştırıyorum. türkçe altyazısı henüz yok. ingilizce bilmeyenlerden özür dilerim. 

**** bu yazıya katkılarından ötürü ahmet yılmaz’a teşekkürler. 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s