<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>fakfukfon</title>
	<atom:link href="http://fakfukfon.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://fakfukfon.wordpress.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Feb 2012 10:12:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='fakfukfon.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>fakfukfon</title>
		<link>http://fakfukfon.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://fakfukfon.wordpress.com/osd.xml" title="fakfukfon" />
	<atom:link rel='hub' href='http://fakfukfon.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Apple&#8217;ın müteveffa başkanı, sözde mucit, çakma ermiş Steve Jobs kimdi?</title>
		<link>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/24/applein-muteveffa-baskani-sozde-mucit-cakma-ermis-steve-jobs-kimdi/</link>
		<comments>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/24/applein-muteveffa-baskani-sozde-mucit-cakma-ermis-steve-jobs-kimdi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2012 10:12:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fakfukfon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[cengiz çandar]]></category>
		<category><![CDATA[express]]></category>
		<category><![CDATA[Foxconn]]></category>
		<category><![CDATA[iPad]]></category>
		<category><![CDATA[iPdo]]></category>
		<category><![CDATA[iPhone]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Mac]]></category>
		<category><![CDATA[microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[steve jobs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fakfukfon.wordpress.com/?p=591</guid>
		<description><![CDATA[bugün apple&#8217;ın rahmetli başkanı steve jobs&#8217;un doğum günü. 56 yaşında hayatını kaybeden jobs&#8217;un arkasından neo-liberal dünya ağıtlar yakmış, türkiye&#8217;deki köşe yazarlarının da olduğu birçokları onu peygamber dahi ilan etmeye kadar götürmüştü işi. fakfukfon, steve jobs&#8217;un doğum gününü ulus atayurt&#8216;un express&#8217;in ekim kasım 2011 sayısında yayımlanan yazısıyla kutluyor! çünkü jobs hakkında biraz &#8220;farklı&#8221; düşünmeye ihtiyacımız var. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=591&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;"><em>bugün apple&#8217;ın rahmetli başkanı steve jobs&#8217;un doğum günü. 56 yaşında hayatını kaybeden jobs&#8217;un arkasından neo-liberal dünya ağıtlar yakmış, türkiye&#8217;deki köşe yazarlarının da olduğu birçokları onu peygamber dahi ilan etmeye kadar götürmüştü işi. fakfukfon, steve jobs&#8217;un doğum gününü <strong>ulus atayurt</strong>&#8216;un express&#8217;in ekim kasım 2011 sayısında yayımlanan yazısıyla kutluyor! çünkü jobs hakkında biraz &#8220;farklı&#8221; düşünmeye ihtiyacımız var.</em></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/jobs.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="size-full wp-image-593 aligncenter" title="jobs" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/jobs.jpg?w=490&#038;h=248" alt="" width="490" height="248" /></span></a></span></p>
<p><strong><em>Okuyan bir işçinin soruları</em></strong></p>
<p><span style="color:#000000;">Apple’ın başkanı ve en  büyük ortağı, sözde mucit, çakma ermiş <strong>Steve Jobs</strong> 7 Ekim’de öldü. Ardından merkez medya, <strong>Cengiz Çandar</strong>’ın deyişiyle, “teknolojinin <strong>Beethoven</strong>’ı”nı yere göre sığdıramadı. Sermaye başkentlerinin ayaklanmalarla sallandığı bugünlerde, liberal mahfiller Steve Jobs’a niye canhavliyle sarılıyor? Neredeyse aziz ilan edilen Jobs’un etrafında üretilen mitin ışığında geç kapitalizmin dünyasına ve liberallerin halet-i ruhiyesine göz atalım.</span><br />
<span style="color:#000000;"> <span id="more-591"></span>Apple adlı ulusötesi teknoloji şirketinin meşhur CEO’su Steve Jobs’ın pankreas kanserinden 56 yaşında ölümünün ardından gerek dünya, gerekse memleket medyasında bir övgü yarışı başladı. Ortak kanı, Steve Jobs’un Edison’dan sonra gelmiş geçmiş en büyük mucit olduğu yönündeydi. Edison’un ampulü neyse, insanlık namına iPod, iPhone ve iPad aynı öneme sahipti. Üstelik, bu dahiyâne buluşlar, liberal kapitalizmin son zamanlarda çok hasret duyduğu başarı hikâyelerine uygun olarak, iyi eğitim almamış bir yetim tarafından hayata geçirilmişti. Medeniyetler buluşmasına vurgu yapmak isteyenler, Jobs’un biyolojik babası tarafından Ortadoğu’ya uzanan köklerine vurgu yaptı. Apple’ın ürettiği cihazların avantajlarını yere göğe koyamayanlar, onu toplumsal iletişimin yeni öncüsü olarak takdim ettiler. Hep aynı balıkçı kazakla boy göstermesi, Budist olduğunu ilan etmesi, 6.4 milyar dolarlık kişisel servete sahip CEO’yu neredeyse aziz mertebesine yükseltti. Ama mersiye düzmekte en tepe noktaya kuşkusuz Cengiz Çandar ulaştı. Jobs’u “Elektroniğin Beethoven’ı” olarak niteleyen Çandar, kendini alamıyor, ondan “sadece uluslar, ırklar, dinler arasında ortak paylaşımı sağlamakla kalmadı, kuşaklar arasındaki farkları da sildi. IPod’a iTunes’dan müzik yükleyen ilkokul çağındaki çocuk ile iPhone kullanan dedesi arasındaki sınırları kaldıran kişinin adıdır Steve Jobs” diye bahsediyordu. Yetmiyor, evlatlık olarak verildiği annesinin Anadolu göçmeni Ermeni bir aileden gelmesi hasebiyle Jobs’un köklerini Türkiye’ye uzatarak ülkece gönlümüzü de okşuyordu. Jobs’un bir tek karga kovalamışlığı eksikti.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Kuşkusuz merkez medyada ufak çaplı eleştiriler de yok değildi. Budizmi ve siyah balıkçı kazağı, ürünlerinin hitap ettiği tüketici kitlesine karşı bir pazarlama aracı olarak kullanmıyor muydu? Rakibi Microsoft’un sahibi Gates’in aksine, Jobs şirketinin bankadaki 60 milyar dolarından hayırseverlik faaliyetlerine neden para ayırmıyordu? (Müritlerinin el altından hayırseverlik yaptığına dair sarsılmaz bir inancı da yok değildi.) Aslında, Apple’da üst düzey bir mühendis olan Edgard Eigerman’ın dile getirdiği gibi, ortaklarını ve yakın çalışma arkadaşlarını “her an işten atmakla tehdit eden” kaba ve kaprisli bir patron değil miydi? (Müritleri bunu çocukken aile sevgisinden yoksun kalmasıyla ilişkilendiriyor.) İcat ettiği iddia edilen sistem ve araçlar ondan çok önce üretilmemiş miydi, mesela müritlerinin gözünde paha biçilmez yeri olan işletim sistemi MAC OS X’i Xerox şirketinden yürütmemiş miydi? Dahası, dokunmatik ekranı, bırakın kendisini, şirketinin bile bulmadığını itiraf etmiyor muydu? Kuşkusuz tüm bu eleştiriler, kapitalist merkezlerde de ayaklanmalara neden olan kırk senelik liberal tahakkümün sendelediği şu günlerde bazı kalemlerin neden canhıraş bir şekilde Jobs’un ardından ağıt yaktığına dair açıklayıcı veriler sunmuyor. Bu yüzden, Jobs’un bu kalemlerin dünya görüşünde ne anlam ifade ettiğini anlamak için onun kapitalist artık değer üretiminde nereye denk geldiğine bakmakta yarar var.</span></p>
<p><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/jobsgate.jpg"><img class="size-full wp-image-597 aligncenter" title="jobsgate" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/jobsgate.jpg?w=490&#038;h=248" alt="" width="490" height="248" /></a></p>
<p><strong><span style="color:#000000;">EDİSON’UN GERÇEK MİRASÇISI</span></strong></p>
<p><span style="color:#000000;">İktisadî liberalizmi insancıl bir çerçevede sunmak için “siyasal liberalizm” tanımlamasına ömrünü veren 20. yüzyıl düşünürü <strong>John Rawls</strong>, “adalete dair iki ilkesi”nin ilkine ifade özgürlüğü ve özel mülkiyeti de kapsayan bir dizi özgürlüğü yerleştirirken, ikincisinde sosyal ve iktisadî eşitsizliğin şartlarını tarif eder. Rawls’a göre, “bu eşitsizlik en müşkül durumdakilerin de yararına işleyecekse ve fırsat eşitliği vasıtasıyla mevkiler herkesin ulaşımına açık olacaksa” geçerlidir. Analitik felsefenin ve liberalizmin müşterek falsosuyla, böylece yalnızca toplumsal mücadeleyle kazanılan hakların sanki toplumsal bir mutabakatla evrensel bir değere sahip olduğu yanılsamasına sürüklenmekle kalmayız. Aynı zamanda, eşitsizliği ortaya çıkaranların, yani sermaye birikimine sahip olanların “makûl bir eşitsizlik” yaratmasından da medet umarız. Bu tabloda, kapitalist tekelleşme eğilimleri tarihsel bir gerçeklik olmaktan çıkar. Steve Jobs dehasıyla yeteri kadar istihdam yaratacak, mal satacak ve onun girişimlerinden aşağı damlayanlarla refah tüm topluma yayılacaktır. Oysa, tıpkı Jobs gibi, manevî dedesi Thomas Edison da icraatlarının bunun tam tersi bir etki yarattığına dair nefis bir biyografi sunar.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Endüstri tarihi biraz karıştırıldığında, <strong>Thomas Edison</strong>’un da, tıpkı Jobs gibi, ona atfedilen birçok buluşun müellifi olmadığı görülür. Ampulü aslında <strong>Humphry Davy</strong>, rontgen filmini <strong>Nikola Tesla</strong>, elektrikli sandalyeyi de <strong>Harold Brown</strong> bulmamış mıydı? Ancak, Edison’un “asıl dehası”, irili ufaklı yüzlerce teknolojik yeniliği patentleyerek mülkiyetinde bulundurmasından kaynaklanır. Öyle ki, 1908’de kurulan ve başını kendi şirketi The Edison Film Manufacturing’in çektiği Motion Picture Patents Company adlı tekelci birlik, film üretiminin, o zamanki ismiyle “hareketli resmin” her safhasında kullanılan bir dizi edevatın patentini ele geçirdi. Böylece, film çekerken kullanılan kameraların aksamlarından zamanın semt sinemaları “Nickelodeon”larda kullanılan projektörlere, görüntünün kaydedildiği film şeritlerine kadar sinema için elzem 16 patent, tekel tarafından sıkı sıkıya ücretlendirilmeye, sinema sektörünün tüm geliri dokuz şirket tarafından sömürülmeye başlandı. Buna karşı çıkmaya çalışan film yapımcı ve üreticileri önce Avrupa’dan malzeme ve film getirerek, yeri geldiğinde korsan gösteriler yaparak tekeli kırmaya çalıştı. Ancak, Motion Picture Patents Company kurduğu yan şirket Genera Film Company ile denetimleri sıkılaştırdı, özel güvenlik birimleriyle küçük semt sinemalarına nefes aldırmadı. Bunun üzerine, bağımsız film şirketleri çözümü patent yasalarının henüz işlemediği bir ABD eyaletine giderek üretime devam etmekte buldular. Bu sayede, kısa parodilerin yerine ilk uzun metrajlı ABD filmlerinin çekilmeye başlandığı California eyaletinin Hollywood vadisi kısa zamanda Edison’un tekelciliğine son verecekti. Edison’un stratejilerine halel getirmeyen Jobs, 1980’lerden beri kullanılan tablet teknolojisi ve dokunmatik ekranın spesifik kullanımları dahil bir dizi teknolojinin patentini almakta gecikmedi. An itibarıyla 300 kadar patente sahip olan Apple, son dönemde iPhone ve iPad kadar yetkin kullanıma sahip android telefonlar, tabletler üreten ve Google’la ortak çalışan üç firmaya, Samsung, Motorola ve HTC’ye ardı ardına davalar açmakla meşgul. Bu davalardan biri vesilesiyle geçtiğimiz ay Avustralya’da Samsung marka Galaxy tabletlerinin satışını engelleyen Apple’ın başkanı Jobs, ölmeden önce, “gerekirse Apple’ın bankadaki tüm parasını android teknolojisini yerle bir etmek için” kullanacağını beyan etmişti. Jobs’un emriyle Apple şirketinin duvarlarına asılan “Apple’da en önemli kaynağımız ve ruhumuz insanlardır” mantrası, öyle anlaşılıyor ki, eşzamanlı birçok üretici tarafından kullanılan yeni teknolojinin serbestçe dolaşımı, böylece fiyatının ucuzlaması, buluşların çeşitlenmesi söz konusu olduğunda pek de geçerli değildi.</span></p>
<p><strong><span style="color:#000000;">KULLANIYORUM, ÖYLEYSE TÜKETİYORUM</span></strong></p>
<p><span style="color:#000000;">Ünlü biyografi yazarı <strong>Walter Isaacson</strong>’ın Steve Jobs hakkındaki kitabı 24 Ekim’de İngilizce olarak yayınlandı. Kitapta Isaacson, Apple yönetim kurulu üyesi <strong>Art Levinson</strong>’un ağzından iPod’un geleceğikonusunda Jobs’un endişelerini aktarıyordu: “Bizi neyin mahvedebileceğini düşünüp duruyordu sürekli. Ekmeğimize kan doğrayabilecek cihaz cep telefonudur diyordu sürekli.” iPod ve Napster’dan arak işletimiyle iTunes, müzik endüstrisine önce Dijital Haklar Antlaşmaları’yla (DRM), sonra çeşitli kâr paylaşım modelleriyle diz çöktürmüştü. Bilgisayarda müzik paylaşımına imkân veren platformlara yüzlerce dava açan endüstri suspus olmuştu. Ancak Jobs, özellikle yeni kameralar içeren, müzik dinlemeye ve internete bağlanmaya izin veren telefonların pazarda nasıl hızla yayıldığına şahit oluyordu. Bu sebeple ilk nesil iPhone’u, yani telefon, internet ve multimedya özellikleri içeren yeni cihazını piyasaya sürdü. Bu cihaz Palm INC’in ürettiği “Pilot 100” ya da Compaq şirketinin ürettiği “Qtek S100”varî akıllı telefonların bir türeviydi. Yani aslında, iPhone “karşımdaki üreticilerin ve tüketicilerin aklından ne geçiyor” tarzı bir düşünme süreci sonucunda meydana çıkmıştı. “Buldum, öyleyse benimdir”, anlamsız bir boş göndermeydi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Tıpkı Wittgenstein’ın, Descartes’ın meşhur “düşünüyorum, öyleyse varım” önermesine itirazı gibi. Wittgenstein bu önermenin aslında “gramatik bir yanlış olduğunu” söyler. Zira “düşünmek” kavramı ve ifade ettiği edim sadece toplumsal kullanımda bir mânâ ifade eder ve toplum içindeki işleviyle anlamını bulur. Gündelik kullanımda “acaba onun aklından ne geçiyor” diye merak ederiz ya da kendimizi “bu konuda böyle düşünüyorum” diye ifade ederiz. Oysa “düşünüyorum, öyleyse varım”, dili toplumsal kullanımından koparır. İçi boş bir gönderme haline gelir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Teknolojik gelişmeler de, tıpkı dil gibi, toplumsal kullanım içinde anlamını buluyor. Ama Jobs açısından, patentlerin çoğunu ele geçirmekte fayda vardı. Yeni ürün, öncelikle içine yerleştirilen iOS işletim sistemiyle, “akıllı telefon”u alanlara onu hangi amaçla kullanacaklarını dikte ediyordu. İlkin “açık kaynak” yazılımlara, yani lisanslandırılmadan üretilen, herkesin katkısına açık uygulamalara ve programlara izin verilmedi, ancak zamanla bunların faydaları görülerek bu yazılımların kimine Apple şirketinin sansürcü süzgecinden geçmesi şartıyla müsamaha edildi. Ancak, iPhone ve ardından gelen iPad serisi aslen bir katılımcı değil, tüketici arzuluyordu. Apple’ın sanal dükkânı vasıtasıyla iPad’in aslında müdahale edebileceğiniz “bir bilgisayar değil, yalnızca dağıtım ağının bir kanalı” olduğuna Express’in 114. sayısındaki “Yeni çağın yeni araçları” başlıklı yazıda etraflıca değinmiştik. (Kuşkusuz bu eleştiriler diğer birçok tablet üreticisi için de geçerli.) Ancak, meramımızı biraz açalım. 1980’lerde Commodore 64 ve benzeri bilgisayarlar, işletim sistemine müdahale etmeye izin veren yapıları sayesinde tüm bir neslin bilgisayar yazılımına yönelmesine neden oldu. Daha sonra “hacker”lar olarak nitelendirilecek bu neslin kurduğu yapılar, demokratik açıklık adına en radikal eylemlere girişmekten geri durmadılar. 1981’de Almanya’da kurulan ve halen yüzlerce üyesi olan Kaos Bilgisayar Kulübü (CCC) bu örgütlerden sadece birisiydi. Kendini “farklı yaş, cinsiyet, ırk ve toplumsal yapılardan gelen galaktik yaşam formlarının bilginin tüm gezegende özgürce dolaşması için uğraş veren bir birliktelik” olan niteleyen CCC, Almanya bankacılık sisteminin özel bilgisayar ağı Bildschirmtext’in verilerini ifşa etmekten nükleer karşıtı hareket için veri toplamaya kadar bir dizi eyleme imza attı. CCC ve benzeri grupların genç üyeleri (Milw0rm adlı, Hindistan’ın Bhabha Nükleer Merkezi’nin çevresel melanetlerini ifşa eden hacker grubunun en genç üyesi 15 yaşındaydı) “bilgisayar” denen aracın müdahale alanından yararlanıyordu. Oysa Jobs’un zamane benzerlerinden aparttığı iPhone ve iPad gibi araçlar, onları kullananları Apple dükkânından “cüzî bir para ödeyerek fitness uygulamaları yükleyebildikleri” bir kullanıcı konumuna indirmekten öteye gitmiyor. O meşhur “mecra mesajın kendisidir” söylemi böylece asıl mesajını ifşa ediyor: Tüketin.</span></p>
<p><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/foxconn1.jpg"><img class="size-full wp-image-598 aligncenter" title="foxconn" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/foxconn1.jpg?w=490&#038;h=323" alt="" width="490" height="323" /></a></p>
<p><span style="color:#000000;">ÇİN ELMASI TATLI OLUR</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bu tüketimin gerçekleşmesi için, elbette Apple da, tıpkı rakibi ulusötesi firmalar gibi eşitsizliğin çok daha keskin olduğu coğrafyalardan, özellikle de “piyasa sosyalizmi”nin sultasındaki Çin’den ziyadesiyle faydalanıyor. Çin’in 1980’de ilan ettiği ve kırsal alandan gelen ucuz işgücünü küresel şirketlerin hizmetine âmade ettiği ilk “Özel Ekonomik Bölge” olan Shenzen’de kurulan ve salt Shenzen’deki Longhua fabrika-kentinde 450 bin kişi çalıştıran Foxconn şirketi, Apple ürünlerinin yaklaşık yüzde 90’unu üretiyor. 27 Mayıs 2010’da, haftada 70 saat emek vermek ve Longhua-Shenzen fabrikasının Apple ve benzeri firmalar için ürettiği ürünleri öven kapalı devre Foxconn televizyonunu izlemekle yükümlü işçilerinden 16’sı, kaldıkları yatakhane binasının en üst katından beton zemine kendini bıraktı. 12’si anında öldü. İzleyen haftalarda, resmî açıklamaya göre 40 çalışan “binaların önüne kurulan ağlar sayesinde” kurtarıldı. Gerçek intihar sayılarına ulaşmak mümkün değil. Bu peşpeşe gelen intiharlar kendisine sorulduğunda, Steve Jobs, Amerikalı gençler arasında intihar oranının çok daha yüksek olduğunu beyan etti. Apple, medyadan gördüğü büyük baskı yüzünden, Foxconn ile çalışma saatlerinin haftada 60’a indirilmesi için anlaşırken, 10 metrekarede sekiz işçinin barındığı yatakhaneler konusunda bir iyileşmeye gidilmedi. Shenzen işçi hareketinden çekinen, Chenghou gibi Çin’in iç eyaletlerine, Latin Amerika’ya ve Afrika’ya 10 milyar dolarlık yatırım yapmaya karar veren Thaiwan bazlı Foxconn şirketine ilk destek ise Apple’dan geldi. Batı’daki tüketimin devam etmesi adına üretim için her yol mübahtı. Yine de, Apple sıradan kapitalizmin ürettiği coğrafî eşitsizlikten çok daha fazlasını ifade ediyor. Gelin, “Ocuppy Wall Street / Wall Street’i İşgal Et” hareketinin anlamını kavramak için, üçüncü endüstriyel devrimin taşıyıcısı ulusötesi teknoloji şirketlerinin kapitalist merkezlerdeki stratejilerine yakından bakalım.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">İKİ KUŞAK ARASINDAKİ FARK</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Önce Steve Jobs ile ilgili meşhur anekdotlardan birini aktaralım. Olay, California eyaletinin Cupertino ilçesinde yer alan “Sonsuz Döngü” (Infinite Loop) adlı, Apple şirketinin altı binasını içeren “semtte” geçer. Çalışanlarına spa imkânı bile sağlayan yeni nesil şirket yönetimi ilkelerine uygun olarak, “Sonsuz Döngü”nün açık otopark alanında üst seviyeli yöneticiler için yer ayrılmaz. İsterseniz şirketin yıllık 1 milyon dolar gelire sahip bir çalışanı olun, eğer geç kalırsanız Porsche’nizi park edecek yer bulamayabilir ve “sonsuz döngüye” girip, dön dolaş, park yeri arayabilirsiniz. Bunun tek istisnası Steve Jobs’dur. Daha doğrusu, o kendini cebren istisna kılmıştır. Park yeri bulamadığı zaman, Mercedes’ini ana binanın önünde engelliler için ayrılan park alanına verevine bırakır. Aynı zamanda bir güç gösterisi de olan bu tavır karşısında çalışanlardan biri Jobs’un meşhur “Farklı düşün” mantrasını tersyüz eder ve Mercedes’in üzerine bir not bırakır: “Farklı park et.”</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Etnolog <strong>Richard Sennett</strong> “Yeni Kapitalizmin Kültürü” ve “Karakter Aşınması”adlı kitaplarında yeni teknoloji çağında iş hayatına atılan tüm bir kuşağın çalışma psikolojisini inceler. 2000 yılında açığa çıkan “internet balonu” (<a href="http://dot.com/" target="_blank"><span style="color:#000000;">dot.com</span></a> bubble) krizi sonrasında, ABD borsasında yaklaşık 1.3 trilyon dolar değere sahip internet şirketleri bir haftada batar. “Gece gündüz çalışılan ucuz pizza kokulu Silikon vadisi ofislerinde zengin olma hayalleri kuran” bir kuşak bir anda işsiz kalır. Birçoğu, tekrar üniversite okumaya ya da sigorta şirketlerinde pazarlamacı olmaya çalışır. Sennett tüm bir neslin çöküşünü İtalyan bir göçmen ve hademe olan Enrico ve yeni teknoloji danışmanlığı yapan oğlu Rico’nun hayatları arasındaki fark üzerinden anlatır. Kırk sene refah devletinin “demir kafes”inde hademe olarak çalışan Enrico, daha 40’lı yaşlarda ne zaman emekli olacağını bilir. Bir ev sahibidir, iki oğlunun üniversite parasını bir köşeye ayırmıştır. Oğulları ondan utansa da, o onlarla gurur duyar. Rico ise Enrico ve kuşağının sahip olduğu yegâne avantajdan yoksundur, çünkü “toplumun en altındakilerin serbestçe sahip olacağı yegâne kaynak olan zaman” onun için bir düşmandır. Kariyeri boyunca babası gibi çizgisel bir hayat hikâyesi kuramayacak, geçmişi üst üste birikmeyecek, gelecek zaman hep bir endişe içerecek ve en az on kere iş değiştirecek bir kuşağın üyesidir Rico.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bu kuşağın, “son sanayi devrimi toplumunun” tanıdık piramidi şekillendikçe, Steve Jobs’un alâmet-i farikası olduğu birkaç galibi ortaya çıkıyor, ancak büyük yığınlar esnek ve kırılgan bir geleceğe, meçhule doğru yol alıyor. Dünyanın en büyük ikinci teknoloji şirketi Apple’ın çoğu ABD’de bulunan ve üçte biri Apple mağazalarındaki tezgâhtarlardan oluşan hepi topu 60 bin kayıtlı çalışanının büyük kısmı Rico’nun kuşağını temsil ediyor. Kuvvetle muhtemel, bir kısmı 2003’te “internet balonu” krizinin etkilerinin azalmasından beri tam yüzde 6000 değer kazanan Apple hisselerinin değer kaybıyla Jobs’un halefleri tarafından işten çıkarılacak ve gidip “Biz yüzde 99’uz” diyen işgalcilerin yanındaki yerlerini almakta gecikmeyecekler.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Steve Jobs, takıntılı bir şekilde bilgisayarın üç ana öğesini, “bilgisayar aksamlarını” (hardware), işletim sistemini ve uygulamalarını beraber üretmeye çalışan, neredeyse Taylorist bir kapitalistti. Serbest yazılıma karşı Apple ürünlerini ciddi bir cilalama kampanyasıyla pazarladı. Akabinde, müşterek üretime dayanan “açık kaynak” yazılımları bünyesine katmaya çalıştı. Muhtemelen o da Edison gibi yenilecek. Yakın zamanda gelişen teknolojilerle, üç boyutlu baskı cihazlarıyla, yeni kuşaklar bilgisayartasarımlarını da müşterek hale getirecek. Ancak, onun dehası ve liberaller için önemi başka yerde yatıyor. Jobs, 1970’lerde çalışanların 40 katı maaş alan CEO’ların şimdilerde 3-4 bin kat maaş almasını makûl göstermenin, “liberalizm ölmedi” demenin en şık yolu. Ancak balıkçı kazak da bir yere kadar. Wall Street’i işgal hareketlerinin de dile getirdiği gibi: “Şirketlere, onları ele geçirdiğimizde inanacağız.” Öyleyse şimdi Brecht’e kulak verip “Okuyan Bir İşçinin Soruları”nı terennüm etmenin tam zamanıdır:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Sezar Galyalıları yenerken yanında bir aşçısı da mı yoktu?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Kitaplara göre zaferler ziyafetlerle kutlanır. Peki kim yaparmış sofralardaki yemeği?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Her on yılda bir büyük adam. Kimler yüklenirmiş bunun bedelini?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bunca şey yaşanmış, bunca soru hakkımız.</span></p>
<p><strong><span style="color:#000000;">Ulus Atayurt</span></strong></p>
<p>Express, Kasım 2011</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fakfukfon.wordpress.com/591/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fakfukfon.wordpress.com/591/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fakfukfon.wordpress.com/591/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fakfukfon.wordpress.com/591/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fakfukfon.wordpress.com/591/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fakfukfon.wordpress.com/591/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fakfukfon.wordpress.com/591/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fakfukfon.wordpress.com/591/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fakfukfon.wordpress.com/591/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fakfukfon.wordpress.com/591/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fakfukfon.wordpress.com/591/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fakfukfon.wordpress.com/591/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fakfukfon.wordpress.com/591/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fakfukfon.wordpress.com/591/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=591&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/24/applein-muteveffa-baskani-sozde-mucit-cakma-ermis-steve-jobs-kimdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/74d038aeaf88785e411b62a7a85815bd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fakfukfon</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/jobs.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">jobs</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/jobsgate.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">jobsgate</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/foxconn1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">foxconn</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Terörle&#8221; Mücadele Büro Amiri Tayfun Serttaş</title>
		<link>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/19/terorle-mucadele-buro-amiri-tayfun-serttas/</link>
		<comments>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/19/terorle-mucadele-buro-amiri-tayfun-serttas/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Feb 2012 16:11:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fakfukfon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ekşi sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[erinç seymen]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[kürt]]></category>
		<category><![CDATA[kürt sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[tayfun serttaş]]></category>
		<category><![CDATA[terörle mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>
		<category><![CDATA[yıldırım türker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fakfukfon.wordpress.com/?p=557</guid>
		<description><![CDATA[14 şubat’ta bloga koyduğum sanatçı erinç seymen’in &#8220;sanatçı-araştırmacı yazar&#8221; tayfun serttaş’ın kendisi hakkındaki asılsız iddialarına ve hakaretlerine cevap niteliğindeki yazısını bloga koymuştum, hatırlarsınız. bu yazıyı yayınladıktan sonra yaşanan gelişmeleri de bilmek isteyeceğinizi düşündüm. yazıyı yayımlamamın ardından 17 şubat cuma günü tayfun serttaş bana facebook’tan bir mesaj ile ulaştı. mesajında “seymen’in yazısını bir medya mensubu olarak bloguma [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=557&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfunfoto.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-573" title="tayfunfoto" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfunfoto.jpg?w=490" alt=""   /></a>14 şubat’ta bloga koyduğum sanatçı <strong>erinç seymen</strong>’in &#8220;sanatçı-araştırmacı yazar&#8221; <strong>tayfun serttaş</strong>’ın kendisi hakkındaki asılsız iddialarına ve hakaretlerine cevap niteliğindeki yazısını bloga koymuştum, hatırlarsınız. bu yazıyı yayınladıktan sonra yaşanan gelişmeleri de bilmek isteyeceğinizi düşündüm.</span><br />
<span style="color:#000000;"> <span id="more-557"></span></span><br />
<span style="color:#000000;"> yazıyı yayımlamamın ardından 17 şubat cuma günü tayfun serttaş bana facebook’tan bir mesaj ile ulaştı. mesajında “seymen’in yazısını bir medya mensubu olarak bloguma koymamın etik olmadığını, bu tartışmaya taraf olduğumu, bu tavrımın etik olmadığını, bir basın mensubu olarak bu yazıyı blogumda yayımlamamda etik ve hukuki bir sorun görüp görmediğimi sordu. bu konuda fikirlerimi ve kendisine önerilerimi merak ettiğini, vicdanımın rahat olup olmadığını ve yanıt yazdığım taktirde bana soruları olacağını” belirtti.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">tayfun serttaş ile geçmişte çeşitli vesilelerle aynı ortamlarda bulunmuş, hatta evine de misafir olarak gitmiş biriyim ancak facebook’ta arkadaş değiliz bir süredir. kendisini 1,5 yıl kadar önce sebebini bilmediğim bir nedenden ötürü beni arkadaş listesinden silmişti. bir daha da herhangi bir yerde karşılaşmadık. ancak bu mesajdan birkaç hafta önce ortak bir arkadaşımızın bana ait olan bir yorumu kendi sayfasında yayımlaması üzerine ikimizin de dahil olduğu bir tartışma yaşandı. o tartışmada serttaş bana “terörist” demiş, daha sonra da yazdıklarını silmişti. o yazışmanın tamamı bende mevcut.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">elbette ki birkaç hafta evvel bana terörist diyen bir insandan bu kadar nazik ve sakin bir mesaj aldığım, “teröristliğime” değil de “gazeteciliğime” vurgu yapmış olması nedeniyle şaşırdığımı kendisine yazdığım yanıtta belirttim ve sorularına 7 maddeden oluşan uzun bir yanıt yazdım.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">yanıtımda özetle, “seymen’in yazısını blogda yayımladığım için herhangi bir vicdani rahatsızlık hissetmediğimi, kendisinin <span style="color:#993300;"><a href="http://tayfunserttas.blogspot.com/"><span style="color:#993300;">tayfunserttas.blogspot.com</span></a></span> adresinde yayımlayıp kamulaştırdığı iddialarına/hakaretlerine karşı seymen’in kullandığı yanıt hakkını bloga koymaya değer gördüğüm için seymen’den de izin alarak yayımladığımı, <span style="color:#993300;"><a href="http://fakfukfon.wordpress.com/"><span style="color:#993300;">fakfukfon.wordpress.com</span></a></span> isimli kişisel blogumun etik ve ahlaki kurallarının çok kişisel olduğunu, internette yayımlanan herhangi bir bilginin otomatik olarak kamulaştığını, ve ille bir vicdan sorunundan bahsedeceksek bunun serttaş’ın seymen hakkında yayımladığı karalayıcı yazıda olduğunu” söyledim.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">bilenler biliyordur ama hatırlatmakta fayda var:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">serttaş’ın seymen hakkında kaleme aldığı yazı gazeteci yiğit karaahmet tarafından dipnot.tv’de haberleştirilmiş ve bu hadise benim blogumdan evvel başka “medya”larda kullanılmıştı. serttaş bu haberin ardından kendi blogunda dipnot tv&#8217;deki haberi yapan <strong>yiğit karaahmet</strong>’in haberine ilaveten bir yazı daha yayınladı: <a href="http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/06/yigit-karaahmetin-yazsna-ilaveten-erinc.html"><span style="color:#000000;">http://tayfunserttas.blogspot.com/2011/06/yigit-karaahmetin-yazsna-ilaveten-erinc.html</span></a></span><br />
<span style="color:#000000;"> (serttaş bana yazdığı ilk iki mesajda seymen’le ilgili yazılarını blogunda kaldırdığını söylemişti ancak linki tıkladığınızda okuyacağınız yazı hala sitede durmakta.)</span></p>
<p><span style="color:#000000;">serttaş mesajıma aynı gün bir yanıt yazdı. öncelikle bana “terörist” dediği tartışmada yazdıklarını neden sildiğini, tartışmanın ertesi sabah uyandığında benden nefret etmediğini, hatta yarın başıma bir şey gelirse arkamda olacak “az sayıdaki insandan” biri olacağını söyledi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">ve “bir arkadaşım” olarak benden yazıyı (ya da yazıdaki tag’i) kaldırmamı rica etti. bundan sonrasının da bana kaldığını söyledi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">serttaş’ın bu mesajına evden çıktığım için yanıt yazamamıştım. eve bu sabah döndüm ve serttaş’ın bana yeni bir mesajını okudum. bu yeni mesaj önceki iki mesajın aksine oldukça saldırgan, yalanlarla ve tehditlerle dolu. aşağıda okuyacağınız bu mesajın üzerine elbette kendisine herhangi bir şey yazmadım. çünkü daha önce de sahibini de tanıdığım bir kişinin açtığı blogda benimle birlikte lgbt örgütlerinde bazı insanlar hakkında yine benzer asılsız iddialar ve yalanlar yayınlanmıştı. kaldı ki serttaş’ın da son mesajında belirttiği gibi artık türkiye’de ciddi bir şekilde sürdürülen “itibarsızlaştırma” kampanyaları açıkça insanları hedef göstermekte ve çok sayıda insan bu nedenle gözaltına alındı, tutuklandı ya da işlerinden kovuldular. serttaş bana “böylesi bir dönemde bu kadar aptal olmamayı” öğütlerken aslında bu duruma hizmet ettiğini de belirtmiş.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">mevzu uzun ancak kısaca şu noktaların altını çizmek gerektiğini düşünüyorum:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">erinç seymen ile ilgili karalama kampanyasını başlatan kişi herhangi biri değil, serttaş’ın kendisi. yani kimse onu bu “yorucu” sürece zorla çekmedi. serttaş bunu kendisi isteyerek ve bilerek başlattı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">seymen’e de yaptığı gibi kendi blogunda insanları hedef göstermekten ve itibarsızlaştırmaktan geri durmadı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">seymen, serttaş’ın kendisi hakkında yayımladığı yazılara uzun bir süre sonra, sadece aslı astarı olmayan tsk’dan yardım alıyor iddiasına açıklık getirmek için bir mektup yazıp bizlere durumun serttaş’ın anlattığı gibi olmadığını anlattı. ki bu seymen’in hakkıydı, serttaş’ın yazılarının ardından doğan cevap hakkını kullandı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">serttaş’tan aldığım tehdit dolu mesajın ardından bir arkadaşım ekşi sözlük’te benim adıma ait başlığın altında yazılan entry’i görüp görmediğimi sordu. ekşi sözlük’e baktım. ilgili entry bugün (19 şubat) saat 13.07’de girilmiş. yani serttaş’ın bana yolladığı hakaret dolu mesajdan hemen sonra. entry’de şöyle diyor:</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>“dağdan inmiş diye pazarlıyorlardı bunu vakti zamanında, silah bırakmış hak savunuculuğuna soyunmuş.. tabi aynı nato kafa, nato mermer. ilkokulu bitirip bitirmediğinden dahi emin değilim. böyle konularla ilgili olduğundan hiç emin değilim. sorsan; oxford vardı da biz mi okumadık diyecek. ibrahim tatlıses&#8217;de önce hayat okulundan mezun olmuştu hani, o hesap. fakat bu tam bir görüntü kirliliği, eminim sesi de kötüdür. boynu yok, kafasının arkası dümdüz, çirkin mi çirkin, hiçbir freak show&#8217;da gideri de yok. kafasına taş düşse taş yarılır hani, o derece. tam bir mahalle şarlatanı, anasının arkadaşlarıyla oturup dantel yapıp laf çeviren cinsten. ajdar çalsan hemen göbek atmaya başlar mesela. sempatik şeyler tabii bunlar ilk etapta, ama böylesi sempatinin tahamülü bir yere kadar.</em></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>lambda&#8217;nın çaycısıydı bu. ilk gördüğümde çay götürüp getiriyordu, hayatı boyunca yaptığı en onurlu ve kayda değer şey de oydu bence. sonra zorla okuma yazma öğrettiler buna, gazeteci oldu. verdiği bazı haberlerin gerçekliğini kanıtlamak için bin şahit gereken bianet&#8217;e, yazdığı yazıdan bir cümle anlayabilmek için bin tercüman gereken haberler yapmaya başladı. tonla vır vır kuru gürültü, ortada hiçbir şey yok ama buna bıraksan tüm dünyanın dertlerini 6 saatte çözüverecek o şark kurnazlığıyla. türünün son örneği, sanki bundan başka kürt ya da lgbtt yaşamıyor bu memlekette. ismail türüt&#8217;ün farklı bir fraksiyonu, öyle sıkı sıkıya sarılmış hani kimliğine, şiir falan yazıyor üzerine. bir aynaya baksa bireysel zavallılığını görüp ağlayacak ama nerede o şeref, haysiyet.. pisliğin önde gideni olacakmış, meşhur olacakmış.</em></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>meşhur yaparlar seni canikom.”</em></span></p>
<p><span style="color:#000000;">http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=27467225</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>rhizome</strong> nickli kullanıcıya ait bu entry’de gerçek olan tek şey kafamın düz olduğu. gerçekten de kafamın arkası düz ve bunun için yapacak bir şeyim yok. ancak bu bilgiyle bir kişinin karalanacağını düşünmek nasıl bir zihniyettir düşünsem de bir yanıt bulamam.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">şaşırtıcı bir şekilde aynı kişi erinç seymen’e de bana yazdıklarının ardından şöyle bir entry yazmış:</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>“ressamın olmadığı ülkede resim diye yutturduğu illüstrasyon parçaları prim yapmayınca son iki senesini tayfun serttaş&#8217;ın gündemine takılarak geçirmeye karar vermiştir. yaşamına kötü çizilmiş bir çizgiroman yan karakteri gibi devam etmektedir..”</em></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=27467374"><span style="color:#000000;">http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=27467374</span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>yıldırım türker</strong>’i de <em>“terörün ve teröristin dostu”</em> olarak niteleyen ( http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=26900827 ) rhizome isimli kullanıcının tayfun serttaş ( http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=27371580 )  <a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=maryam+%C5%9Fahinyan"><span style="color:#000000;">ile ilgili </span></a><a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=maryam+%C5%9Fahinyan"><span style="color:#000000;">entry’si de mevcut.</span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;">ben şaşırtıcı tesadüflerle aldığım mesajlar birleşince fotoğraf da hayli ilginç bir hal alıyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">aşağıda okuyacağınız tayfun serttaş’a ait mesajdaki iddialara dair herhangi bir şey söylemeyeceğim. zira hem gereksiz enerji kaybı hem de aslı astarı olmayan bu yalanlar tek başına bile yeterince şey söylemekte. ancak bu durumu hukuki olarak takip edeceğimi belirtmek isterim. bunun nedeni ise asla iddiaları ciddiye almam değil. tayfun serttaş’ın daha önce sayısız insana yaptığı bu saldırılara bir son vermesi gerektiğini düşünmemdir. saymaya başlasak buradan yozgat’a yol olacak kadar çok sayıda ithamlar/yalanlarla insanları karalamaya, tehditleriyle de sindirmeye çalışan sanatçının her koyunun etinin yenmeyeceğini görmesi, bu tavrına son vermesi ve artık sadece işleriyle gündeme gelmesi gerektiğine inandığım içindir. bu yazı da çok sayıda insanın yaşadığı benzer mağduriyetlerin deşifre edilmesinden başka bir amaç taşımamaktadır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">elbette ki sayısız kürt, muhalif, lgbt birey, sanatçı, kadın, ermeni, yahudi sosyal medyada buna benzer sayısız tehditler alıyor, hakarete maruz kalıyor. bunlar ne yazık ki alıştığımız şeyler artık. fakat bunun kendisine anti miltarist ve şiddet karşıtı diyen ve azınlıklar konusunda çalışmalar yapan bir sanatçıdan gelmesi insanı ister istemez ürkütüyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">tayfun serttaş’ın bana yazdığı son mesajı da içeren yazışma aşağıda. üzerine pek fazla yorum yapmaya gerek yok sanırım.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>bawer çakır</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun11.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-569" title="tayfun1" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun11.jpg?w=490&#038;h=382" alt="" width="490" height="382" /></span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun21.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-568" title="tayfun2" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun21.jpg?w=490" alt=""   /></span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun3.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-567" title="tayfun3" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun3.jpg?w=490" alt=""   /></span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun4.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-566" style="border-color:initial;border-style:initial;" title="tayfun4" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun4.jpg?w=490" alt=""   /></span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun5.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-565" title="tayfun5" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun5.jpg?w=490" alt=""   /></span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun6.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-564" title="tayfun6" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun6.jpg?w=490" alt=""   /></span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun7.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-563" title="tayfun7" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun7.jpg?w=490" alt=""   /></span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun8.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-562" title="tayfun8" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun8.jpg?w=490" alt=""   /></span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun9.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-561" title="tayfun9" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun9.jpg?w=490" alt=""   /></span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun10.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-560" title="tayfun10" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun10.jpg?w=490&#038;h=375" alt="" width="490" height="375" /></span></a></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fakfukfon.wordpress.com/557/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fakfukfon.wordpress.com/557/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fakfukfon.wordpress.com/557/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fakfukfon.wordpress.com/557/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fakfukfon.wordpress.com/557/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fakfukfon.wordpress.com/557/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fakfukfon.wordpress.com/557/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fakfukfon.wordpress.com/557/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fakfukfon.wordpress.com/557/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fakfukfon.wordpress.com/557/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fakfukfon.wordpress.com/557/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fakfukfon.wordpress.com/557/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fakfukfon.wordpress.com/557/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fakfukfon.wordpress.com/557/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=557&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/19/terorle-mucadele-buro-amiri-tayfun-serttas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/74d038aeaf88785e411b62a7a85815bd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fakfukfon</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfunfoto.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tayfunfoto</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun11.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tayfun1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun21.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tayfun2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun3.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tayfun3</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun4.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tayfun4</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun5.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tayfun5</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun6.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tayfun6</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun7.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tayfun7</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun8.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tayfun8</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun9.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tayfun9</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/tayfun10.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tayfun10</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>uludere katliamı&#8217;nın 50 günü: selam&#8217;ın annesi</title>
		<link>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/16/uludere-katliaminin-50-gunu-selamin-annesi/</link>
		<comments>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/16/uludere-katliaminin-50-gunu-selamin-annesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 19:33:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fakfukfon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[bdp]]></category>
		<category><![CDATA[kürt sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[roboski]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>
		<category><![CDATA[uludere katliamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fakfukfon.wordpress.com/?p=548</guid>
		<description><![CDATA[29 aralık 2011 günü şırnak&#8217;ın uludere (roboski) köyünde türk silahlı kuvvetleri&#8217;ne (tsk) ait uçaklar sınırı geçen köylüleri bombaladı. saldırıda öldürülen 36 kişiden 19&#8242;u 18 yaşından küçüktü. bölgede yaşayanların twitter&#8217;da yazdıkları sayesinde öğrenebildiğimiz katliam türk medyasında kendisine bir gün sonra ancak yer bulabildi. sosyal medyadaki ilk tepki van depremi&#8217;nden sonra iyice ayyuka çıkan batı yakası faşizminin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=548&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/ulu.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-550" title="ulu" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/ulu.jpg?w=490" alt=""   /></span></a>29 aralık 2011 günü şırnak&#8217;ın uludere (roboski) köyünde türk silahlı kuvvetleri&#8217;ne (tsk) ait uçaklar sınırı geçen köylüleri bombaladı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">saldırıda öldürülen 36 kişiden 19&#8242;u 18 yaşından küçüktü.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">bölgede yaşayanların twitter&#8217;da yazdıkları sayesinde öğrenebildiğimiz katliam türk medyasında kendisine bir gün sonra ancak yer bulabildi.<span id="more-548"></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;">sosyal medyadaki ilk tepki van depremi&#8217;nden sonra iyice ayyuka çıkan batı yakası faşizminin ayak sesleriydi. saldırıda pkk&#8217;lilerin öldürüldüklerini savunanlar oh olsun diyor, daha fazla &#8220;terörist&#8221;in öldürülmesini istiyorlardı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">haber yaygın medyada yer bulunca bu kez de saldırının pkk tarafından yapıldığını iddia edenler çıktı ortaya. öldürülen köylülerin pkk&#8217;ye silah taşıdığı iddiası kan dondurucuydu. ancak bu iddiayı ortaya atanlar köylülerin üzerinden şeker, çay gibi şeyler çıktığında bir anlığına bile utanmadılar.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">ne iktidar partisi <strong>akp</strong> ne <strong>tsk</strong> konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı önce. ardından yapılan açıklamalar ise kamuoyunu ikna etmeye yetmedi. devlet sözbirliği etmişçesine öldürülen köylüleri suçluyordu.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">katliamda ailelerini kaybedenlere kan parası vermeyi konuşmaya başladı akp. bunu &#8220;devletin şefkati&#8221; olarak lanse ediyorlardı. yakınlarını kaybedenler para değil sorumluların bulunmalarını ve cezalandırılmalarını istediler.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">günler sonra her şey ayan beyan ortada olmasına rağmen meclis&#8217;te kurulan komisyon heron görüntülerini izledi. chp&#8217;den <strong>levent gök</strong> 4 saatlik görüntüleri izledikten sonra yaptığı açıklamada şöyle diyordu: &#8220;<a href="http://bianet.org/bianet/siyaset/136210-goz-gore-gore-olmusler">uludere&#8217;li köylüler pisi pisine öldürülmüşler</a>&#8220;.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">aynı komisyondaki bdp&#8217;li milletvekili <strong>ertuğrul kürkçü</strong> de en elzem soruyu soruyordu: &#8220;bu emri kim verdi?&#8221;</span></p>
<p><span style="color:#000000;">komisyon üyesi akp&#8217;liler soruşturmaya zarar vermemek için bir açıklama yap(A)madılar.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">bugün uludere (roboski) katliamının üzerinden 50 gün geçti. acı düştüğü yeri cayır cayır yakmaya devam ediyor. bu katliamın sorumluları ise rahatlıkla sofraya oturup, o kanlı elleriyle ekmeği bölüyor, rahatlıkla uyuyorlar.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">üzerine söylenecek çok cümle olmasına rağmen katliamda öldürülenlerden selam encü&#8217;nün annesine kulak vermek cümle kurmaktan daha doğru sanırım. zira o söylenecek her şeyi söylüyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">***</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>&#8220;Birini getirdiler yaralıydı / Selam&#8217;ım dedim, oğlum dedim / Baktım Selam değildi / Bu Serhat dediler.</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>Diğerine baktım / O da değildi, Memed Ali dediler / Gittim, baktım bir sürü ceset yanmış paramparça</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>İçinde oğlumu aradım / Bana en kısasını gösterdiler / Oğlum uzun boyludur dedim / Beni öperken, hep eğilirdi dedim</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>(&#8230;) </strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>Senin anladığın dilden söylüyorum / Artık yeter / Sana söylüyorum sana </strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>Benim yüreğim yandı / Canımdan bir parça gitti / Senin de günün gelecek / Senin de yüreğin bizimki gibi yanacak elbet.&#8221;</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">***</span></p>
<p><span style="color:#000000;">sinemacı elif ergezen selam&#8217;ın annesinin sesini bizlerle buluşturan bir video hazırladı. katliamın sorumluları bu videodaki insanların yüzlerine nasıl bakarlar bilmiyorum. ama bize düşen bu katliamı ve katledilen köylüleri unutmamak, unutturmamak&#8230;</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><div class='embed-vimeo' style='text-align:center;'><iframe src='http://player.vimeo.com/video/35957176' width='400' height='300' frameborder='0'></iframe></div></span></p>
<p><span style="color:#000000;">katliamda hayatını kaybedenlerin listesi:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">çetin encü &#8211; (12)</span><br />
<span style="color:#000000;"> bedran encü &#8211; (12)</span><br />
<span style="color:#000000;"> erkan encu &#8211; (13)</span><br />
<span style="color:#000000;"> şıvan encü &#8211; (14)</span><br />
<span style="color:#000000;"> mehmet encü &#8211; (15)</span><br />
<span style="color:#000000;"> bilal encü &#8211; (15)</span><br />
<span style="color:#000000;"> aslan encü &#8211; (15)</span><br />
<span style="color:#000000;"> adem and &#8211; (15)</span><br />
<span style="color:#000000;"> savaş encü &#8211; (15)</span><br />
<span style="color:#000000;"> orhan encü &#8211; (15)</span><br />
<span style="color:#000000;"> celal encü- (15)</span><br />
<span style="color:#000000;"> fadıl encü &#8211; (16)</span><br />
<span style="color:#000000;"> mahsum encü &#8211; (16)</span><br />
<span style="color:#000000;"> şervan encü &#8211; (16)</span><br />
<span style="color:#000000;"> cemal encü &#8211; (16)</span><br />
<span style="color:#000000;"> cihan encü &#8211; (16)</span><br />
<span style="color:#000000;"> vedat encü &#8211; (16)</span><br />
<span style="color:#000000;"> serhat encü &#8211; (17)</span><br />
<span style="color:#000000;"> salih encü &#8211; (17)</span><br />
<span style="color:#000000;"> özcan uysal &#8211; (18)</span><br />
<span style="color:#000000;"> hüseyin encü &#8211; (19)</span><br />
<span style="color:#000000;"> nevzat encü &#8211; (20)</span><br />
<span style="color:#000000;"> hamza encü &#8211; (22)</span><br />
<span style="color:#000000;"> mehmet ali tosun &#8211; (22)</span><br />
<span style="color:#000000;"> selam encü &#8211; (22)</span><br />
<span style="color:#000000;"> zeydin encü &#8211; (22)</span><br />
<span style="color:#000000;"> yüksel ürek &#8211; (23)</span><br />
<span style="color:#000000;"> salih ürek &#8211; (23)</span><br />
<span style="color:#000000;"> nadir alma &#8211; (23)</span><br />
<span style="color:#000000;"> seyit enç &#8211; (23)</span><br />
<span style="color:#000000;"> fikret encü &#8211; (27)</span><br />
<span style="color:#000000;"> hüsnü encü &#8211; (27)</span><br />
<span style="color:#000000;"> osman kaplan &#8211; (32)</span><br />
<span style="color:#000000;"> selahattin encü &#8211; (40)</span><br />
<span style="color:#000000;"> selman encü &#8211; (40)</span><br />
<span style="color:#000000;"> erkan encü</span></p>
<p><span style="color:#000000;">iki gün once olayın yaşandığı yere giden kadnlardan <strong>özlem yağız abacı</strong>&#8216;nın fotoğrafları için: <a href="http://m.facebook.com/media/set/?set=a.10150601262938418.401359.545038417&amp;type=1&amp;__user=527209003"><span style="color:#000000;">http://m.facebook.com/media/set/?set=a.10150601262938418.401359.545038417&amp;type=1&amp;__user=527209003</span></a></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fakfukfon.wordpress.com/548/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fakfukfon.wordpress.com/548/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fakfukfon.wordpress.com/548/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fakfukfon.wordpress.com/548/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fakfukfon.wordpress.com/548/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fakfukfon.wordpress.com/548/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fakfukfon.wordpress.com/548/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fakfukfon.wordpress.com/548/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fakfukfon.wordpress.com/548/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fakfukfon.wordpress.com/548/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fakfukfon.wordpress.com/548/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fakfukfon.wordpress.com/548/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fakfukfon.wordpress.com/548/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fakfukfon.wordpress.com/548/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=548&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/16/uludere-katliaminin-50-gunu-selamin-annesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/74d038aeaf88785e411b62a7a85815bd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fakfukfon</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/ulu.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ulu</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Erinç Seymen&#8217;den Tayfun Serttaş’a Dair Kısa ve Zorunlu Bir Açıklama</title>
		<link>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/14/erinc-seymenden-tayfun-serttasa-dair-kisa-ve-zorunlu-bir-aciklama/</link>
		<comments>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/14/erinc-seymenden-tayfun-serttasa-dair-kisa-ve-zorunlu-bir-aciklama/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 13:34:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fakfukfon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[erinç seymen]]></category>
		<category><![CDATA[kck]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[paul auster]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[tayfun serttaş]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fakfukfon.wordpress.com/?p=540</guid>
		<description><![CDATA[sanatçı erinç seymen, tayfun serttaş&#8217;ın kişisel blogunda yayınladığı hakaret ve iftira dolu yazıya facebook&#8217;ta &#8220;zorunlu&#8221; bir yanıt verdi. seymen&#8217;in açıklamasını izniyle fakfukfon&#8216;da yayınlıyorum.  *** Sosyal medyanın, demokratik ifade özgürlüğünü daha geniş bir düzleme yaymak ve ana akım medyanın gündem belirleme hegemonyasına karşı (kısmen de olsa) kurtarılmış alanlar sağlamak bakımından azımsanamaz bir rol oynadığı aşikar. Artık [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=540&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/erinc3a7-seymen-13.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-medium wp-image-543" title="erinç seymen-13" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/erinc3a7-seymen-13.jpg?w=300&#038;h=198" alt="" width="300" height="198" /></span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>sanatçı erinç seymen, tayfun serttaş&#8217;ın kişisel blogunda yayınladığı hakaret ve iftira dolu yazıya facebook&#8217;ta &#8220;zorunlu&#8221; bir yanıt verdi. seymen&#8217;in açıklamasını izniyle <strong>fakfukfon</strong>&#8216;da yayınlıyorum. </em></span></p>
<p>***</p>
<p><span style="color:#000000;">Sosyal medyanın, demokratik ifade özgürlüğünü daha geniş bir düzleme yaymak ve ana akım medyanın gündem belirleme hegemonyasına karşı (kısmen de olsa) kurtarılmış alanlar sağlamak bakımından azımsanamaz bir rol oynadığı aşikar. Artık yalnızca gazetelerin ve televizyonun insafına terkedilmiş bilgi akışına ve okuyucu köşesi/tartışma programları gibi daracık münazara zeminlerine mahkum değiliz. Bununla beraber aniden zuhur eden ve göz açıp kapayıncaya kadar dağ gibi büyüyen bilgi çöplüklerinin etrafından dolaşıp kıymetli ve güvenilir bilgiye ulaşmak ve nitelikli/verimli tartışmalar sürdürebilmek de bir o kadar meşakkatli.<span id="more-540"></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>Tayfun Serttaş</strong> geçtiğimiz sene kişisel blogunda, hakkımda çiziktirdiği çalakalem bir metin yayınladı. Muhatap olmaktan uzun zaman önce vazgeçtiğim ve farkedilme histerisini tahlil etmeyi fuzuli bulduğum için, sayfalar boyunca süren bu pespayeliğe cevap verme ihtiyacı duymadım. Hatta o metni süslemek için kullandığı ufak tefek yalanlar (örneğin, filanca mankenin resimlerimi satın aldığı uydurmacası) beni öfkelendirmekten ziyade gülümsetmişti. Ancak Serttaş çirkefliğin dozunu iyice arttırıp, karşısında kayıtsız kalamayacağım bir iftira döşenmiş:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">&#8220;<em>Ama asker dedesinin ikramiyesiyle Çukurcuma&#8217;nın en çukur noktasında (bizzat TSK tarafından kendisine ödenen parayla, o parayı kabul ederek) ev satın alıp sonra Mehmet Tarhan&#8217;ı koluna takıp o anti-militarizm toplantısı senin, bu anti-militarizm buluşması benim gerçekliği içerisinde yaşayan kel ressamlar var bu ülkede. Keli görünüyor. O evde hayatını idame ettirebilmek için de canavar suratlı asker &#8211; polis resimleri çizip satıyor. Böylesine şizoid bir ortamın içerisindeyiz yani. Sonra bunları söyleyince ben canavar ilan ediliyorum fakat aynı ben, örneğin TSK&#8217;dan para alsaydım önce çıkar bunu itiraf ederdim.” </em></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ben dünyaya gelmeden seneler önce ölen, hiç tanımadığım, varisi olmadığım ve kendisiyle aynı soyadını bile taşımadığım dedem vesilesiyle TSK’dan para aldığım biçimindeki bu iddia elbette ki gerçek değildir. Serttaş konu komşu dedikodusu dinlerken belli ki heyecana kapılıp gizli bir hakikati keşfettiğini sanmış veya duyduğuna inanmayı tercih etmiş. Öte yandan vakanın bundan sonraki kısmı “kaza” değil, kötü niyet sarhoşluğunun ürünü. Serttaş her aklıselim insanın yapacağı üzere, TSK’nın yaklaşık 40 sene önce ölmüş bir askerin ailesine veya ailesinin bir mensubuna durup dururken –üstelik de karşılığında ev satın alınabilecek miktarda- ikramiye vermek gibi bir uygulaması olup olmadığını soruşturmak zahmetine girişseydi, kendini bir kez daha gülünç duruma düşürmeyebilirdi. Ama elindeki “istihbarat”ın gerçek mi, yoksa hayal ürünü mü olduğunu öğrenmeden taaruza geçmekle kalmayıp, her şeyi gözüyle görmüş ya da elinde belgeler varmış gibi yukarıdaki paragrafı karalayıvermiş; kendine “araştırmacı” unvanını layık gören Tayfun Serttaş’ın kalibresi ne yazık ki budur.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>Paul Auste</strong>r’ın bile “Ergenekoncu” olarak yaftalanabildiği siyaset sirkiyle, TSK’nın “bizzat bana para verdiği” safsatasını ortaya atan Tayfun Serttaş arasındaki mesafeyi ölçmek için cetvel gerekmiyor. Devir, deli saçması komplo teorileriyle dostunu düşmanını, komşunu hasmını kriminalize edip hedef gösterme, insanları sorgu odalarına kapayıp işlemediği suçları itiraf etmeye zorlama devri; bugünlerde kendi halinde, yuvarlanıp giden birini bile “terörist”, “Ergenekoncu”, “örgüt üyesi” diye ihbar edip hayatını karartabilirsiniz. Bu satırları yazmak zorunda kaldığım günün sabahı yüze yakın kişi daha KCK operasyonu denen cadı avı kapsamında evlerinde ve iş yerlerinde gözaltına alındı. Serttaş’ın da söylediği gibi gerçekten de ortam çok şizoid, üstelik şartlar, kariyerizm zehirlenmesinden muzdarip biri için pek elverişli.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Kimi arkadaşlarımın önerisinin aksine bu yalan ve iftiraları yargıya taşıyıp hesap sormak niyetinde değilim; yargı kurumlarına yeterli derecede itimadım olmadığı gibi, Tayfun Serttaş’ın ödeyeceği bir bedel sonucunda davranışlarını düzeltebileceğine, ahlaki farkındalıklarını yeniden tesis edeceğine, kendini içine hapsettiği hınç ve hırs hücresinden dışarı çıkabileceğine dair de en ufak umudum yok. Serttaş’ın özür dilemesini de beklemiyorum, zira bunun için kişinin pişmanlık ve utanç gibi duyguları tatmış olması gerekir. Bu hisleri gerçekten tanıyıp tanımadığını müşahede etmeyi ise Serttaş’ın yakınındakilere bırakıyorum.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Erinç Seymen</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em><br />
</em></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fakfukfon.wordpress.com/540/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fakfukfon.wordpress.com/540/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fakfukfon.wordpress.com/540/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fakfukfon.wordpress.com/540/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fakfukfon.wordpress.com/540/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fakfukfon.wordpress.com/540/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fakfukfon.wordpress.com/540/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fakfukfon.wordpress.com/540/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fakfukfon.wordpress.com/540/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fakfukfon.wordpress.com/540/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fakfukfon.wordpress.com/540/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fakfukfon.wordpress.com/540/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fakfukfon.wordpress.com/540/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fakfukfon.wordpress.com/540/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=540&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/14/erinc-seymenden-tayfun-serttasa-dair-kisa-ve-zorunlu-bir-aciklama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/74d038aeaf88785e411b62a7a85815bd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fakfukfon</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/erinc3a7-seymen-13.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">erinç seymen-13</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>en &#8220;minik takım&#8221; bizim takım</title>
		<link>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/09/en-minik-takim-bizim-takim/</link>
		<comments>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/09/en-minik-takim-bizim-takim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 13:12:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fakfukfon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[katalonya]]></category>
		<category><![CDATA[katalunya]]></category>
		<category><![CDATA[l’equip petit]]></category>
		<category><![CDATA[margatania f.c.]]></category>
		<category><![CDATA[pedagoji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fakfukfon.wordpress.com/?p=529</guid>
		<description><![CDATA[katalonya&#8217;daki margatania f. c. adındaki bir futbol takımı hakkındaki &#8220;l’equip petit&#8221; (minik takım) hepimizin aklındaki &#8220;büyük takım&#8221; mitini ters yüz ediyor. bu hikayeyi ıskalamayın&#8230; hikaye şöyle: margatania f.c. 7 yaş altı minikler takımı. oyuncuları kalelerinde 271 gol gördüler. uzun bir sürenin ardından sezonun son maçında nihayet bir gol atabildiler. bu feci tabloya rağmen ne teknik [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=529&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/little-team1.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="size-full wp-image-532 aligncenter" title="Little-Team1" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/little-team1.jpg?w=490&#038;h=261" alt="" width="490" height="261" /></span></a>katalonya&#8217;daki <strong>margatania f. c.</strong> adındaki bir futbol takımı hakkındaki &#8220;l’equip petit&#8221; (minik takım) hepimizin aklındaki &#8220;büyük takım&#8221; mitini ters yüz ediyor. bu hikayeyi ıskalamayın&#8230;<span id="more-529"></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;">hikaye şöyle:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">margatania f.c. 7 yaş altı minikler takımı. oyuncuları kalelerinde 271 gol gördüler. uzun bir sürenin ardından sezonun son maçında nihayet bir gol atabildiler. bu feci tabloya rağmen ne teknik direktör kovuldu ne kadroda revizyona gidildi. çocukların hepsi yedikleri 271 gol rağmen her maçta çok eğlendiler. ne moral bozdular ne ümitsizliğe kapıldılar. futbolun kazanmaktan ibaret olmadığını, bir oyun olduğunu ve bundan keyif alınabileceğini çok erken yaşta idrak ettiler ve büyüklerin birbirlerini yediği futbol dünyasında güneş gibi parlıyorlar.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/2011-06-23-lequipepettit-225x140.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-full wp-image-533" title="2011.06.23-lequipepettit-225x140" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/2011-06-23-lequipepettit-225x140.jpg?w=490" alt=""   /></span></a>kızlar ve oğlanlardan oluşan bu karma ekibin hikayesi “minik takım” (<strong>l’equip petit</strong>) adıyla kısa bir filmde anlatılıyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">film ilk kez geçtiğimiz haziran ayında paylaşıldı. yapımcısı bunun bir kısa film olmadığını, yalnızca çocukların aileleri ve yakın dostlarıyla paylaşmak için hazırlandığını söylese de şimdiden yüz binlerce kez izlenildi ve birkaç ödül kazandı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">günlerdir izlemekten kendimi alamadığım bu videoyu izlemenizi, hırs, çığrından çıkan rekabet, sponsorların hegamonyasında bir oyundan endüstriye dönüşen futbolun gerçek ruhuna gülümsemenizi arz ederim.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">futbol kitlelerin afyonu mu uzun uzun tartışabiliriz ancak minik takım&#8217;daki çocukların eğlencesi olduğunu da hakikat.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">bu nedenle &#8220;minik takım&#8221; için üç kere!</span></p>
<p><span style="color:#000000;">olley!</span></p>
<p><span style="color:#000000;">olley!</span></p>
<p><span style="color:#000000;">olley!</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>* katalanca olan filmin aşağıdaki videosu türkçe altyazılı. videoyu türkçe&#8217;ye çeviren (NİAN uyardı sağolsun) bülent kale&#8217;nin emeğine sağlık diyorum. kale&#8217;nin blogu için <a href="http://newalaqasaba.wordpress.com/"><span style="color:#000000;">http://newalaqasaba.wordpress.com</span></a> </em></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>** margatania f.c. hakkında daha fazla bilgi için <a href="http://margatania.wordpress.com/"><span style="color:#000000;">http://margatania.wordpress.com/</span></a></em></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><div class='embed-vimeo' style='text-align:center;'><iframe src='http://player.vimeo.com/video/36136098' width='400' height='300' frameborder='0'></iframe></div></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fakfukfon.wordpress.com/529/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fakfukfon.wordpress.com/529/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fakfukfon.wordpress.com/529/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fakfukfon.wordpress.com/529/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fakfukfon.wordpress.com/529/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fakfukfon.wordpress.com/529/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fakfukfon.wordpress.com/529/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fakfukfon.wordpress.com/529/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fakfukfon.wordpress.com/529/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fakfukfon.wordpress.com/529/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fakfukfon.wordpress.com/529/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fakfukfon.wordpress.com/529/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fakfukfon.wordpress.com/529/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fakfukfon.wordpress.com/529/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=529&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/09/en-minik-takim-bizim-takim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/74d038aeaf88785e411b62a7a85815bd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fakfukfon</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/little-team1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Little-Team1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/2011-06-23-lequipepettit-225x140.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">2011.06.23-lequipepettit-225x140</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>nihat doğangiller madonna şarkılarındaki şifreleri çözdü!!!</title>
		<link>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/07/nihat-dogangiller-madonna-sarkilarindaki-sifreleri-cozdu/</link>
		<comments>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/07/nihat-dogangiller-madonna-sarkilarindaki-sifreleri-cozdu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 18:43:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fakfukfon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[kemal kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[madonna]]></category>
		<category><![CDATA[nihat doğan]]></category>
		<category><![CDATA[paul auster]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fakfukfon.wordpress.com/?p=519</guid>
		<description><![CDATA[daha başbakan recep tayyip erdoğan&#8216;ın yazar paul auster&#8216;la atışmasının tükürüğü kurumamış, kemal kılıçdaroğlu&#8216;nun auster&#8217;ı gastacı sanmasının saçmalığı gündemden düşmemiş ve üstüne üstlük her saat başı bir akp&#8217;li vekilin sözleriyle gündeme hardcore dalarlarken medyanın ilgi arsızı, şöhretten buldumcuk olmuş starı nihat doğan da dünya starı madonna&#8216;ya atarlandı. hem de twitter&#8216;da. yok şaka etmiyorum; hepsi gerçek!!! bu [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=519&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/nihat.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-medium wp-image-522" title="nihat" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/nihat.jpg?w=300&#038;h=203" alt="" width="300" height="203" /></span></a>daha başbakan <strong>recep tayyip erdoğan</strong>&#8216;ın yazar <strong>paul auster</strong>&#8216;la atışmasının tükürüğü kurumamış, <strong>kemal kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun auster&#8217;ı gastacı sanmasının saçmalığı gündemden düşmemiş ve üstüne üstlük her saat başı bir akp&#8217;li vekilin sözleriyle gündeme hardcore dalarlarken medyanın ilgi arsızı, şöhretten buldumcuk olmuş starı <strong>nihat doğan</strong> da dünya starı <strong>madonna</strong>&#8216;ya atarlandı. hem de <a href="https://twitter.com/#!/Nihatdogan_ND">twitter</a>&#8216;da.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">yok şaka etmiyorum; hepsi gerçek!!!<span id="more-519"></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;">bu sabah saatlerinde madonna&#8217;nın resmi internet sitesinde açıkladığı dünya turnesinde istanbul&#8217;un da yer almasıyla yavru vatan (twitter) ve türki cumhuriyetlerde (nişantaşı, bağdat caddesi, etiler, bostancı, ataşehir vs.) başlayan kutlamalara nihat doğan gölgesi düştü.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">madonna konseri twitter&#8217;da trend bile olamadan bu gölge elbette ki &#8220;geniş kütlelerden&#8221; destek buldu ve bir anda hooppp! twitter trend listesinde nihat doğan eliyle bir hastag sokuldu: <strong>#madonnaistanbulagelmesin</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">son günlerde pek ortalıklarda görünmeyen, <strong>#happybirthdayyaresulallah</strong> hastag&#8217;ini twitter trend listesine sokma girişimi elinde patlayan sörvayvır doğan can sıkıntısı, sevgi ve şefkat ihtiyacı, yalnızlık ve ağır depresyondan kelli bugün madonna&#8217;ya sardı. neymiş efendim madonna kuran-ı kerim üzerinde hop hop hoplamış da zıp zıp zıplamış da üfürükten teyyare selam söyle o yare. nihat harikalar diyarından bize bildirdi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">nihat bu bildirir. happy birthday ya resulallah demiş bir insan nihayetinde de beni asıl sinirlerden sinirlere gark eden, soldan soldan hafakan saldırılarına maruz bırakan nihat doğan&#8217;ın kavalına RT RT yanıt veren, tweet olup çılgın akan yüce törk milleti.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/madonna241006.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-526" title="madonna241006" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/madonna241006.jpg?w=300&#038;h=229" alt="" width="300" height="229" /></a>hani bir şeytan dürter ya birden, işte öyle bir şey. nihat doğan&#8217;ın twitter hesabına bakıverdim.şöyle gizli gizli bakıp vay bana vaylar bana diye uzun havalara vuruyordum ki kendimi <a title="Zor Soruları Bilemem" href="https://twitter.com/#!/rahathayat1"><span style="color:#000000;">@rahathayat1</span></a> (Zor Soruları Bilemem) isimli bir kullanıcının attığı ve nihat doğan&#8217;ın da bittabi ki RT ettiği şu tweeti gördüm:</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>&#8220;Madonna neyin pesinde ? sarkilarinda gizle mesajlar izleyin :&#8221;</em></span></p>
<p><span style="color:#000000;">ZSB&#8217;nin  &#8221;:&#8221;dan sonra bir video paylaştığı videoyu izledim. izlemez olaydım. zira sinir olmayı, küfür etmeyi, kendi kendime söylenmeyi filan planladığım ve kendimi buna göre hazırladığım isler aleminde üstüme çöken bunların hiçbiri değil de derin bir üzüntü oldu. vallahi üzüldüm billahi üzüldüm. özelde bu arkadaş için üzüldüm ama genel olarak nihat doğan&#8217;ın RT&#8217;lediği tweetlerin sahipleri için üzüldüm.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">bu insanların nihat doğan gibibirinin kopardığı yaygaralara bir an bile düşünmeden dahil olmalarına da nihat doğan&#8217;ın bu insanların &#8220;akil adam&#8221;ı olmasına da nihat doğan&#8217;ın saygı görmesine de ve bu ülkede yaşamasına da&#8230; derin derin, acı acı üzüldüm.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">başbakan dindar nesiller yetiştirmekle uğraşa dursun<em> büyük başgan nihat doğan</em> baya kafasız bir nesil yetiştirmekte şu sıralar muadili doktor erol köse ile birlikte. siyasetçinin meclis&#8217;i varsa bu iki arkadaşın da ne yazık ki twitter hesapları var.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">***</span></p>
<p><span style="color:#000000;">şimdi ne diyordu tweet? madonna neyin peşinde? şarkılarındaki gizli mesaj ne?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">bahsi geçen videoyu ahan da şuraya yapıştırıyorum. çok değil 1 dakika 36 saniye izleyin ve bu insanların ciddi ciddi inandıkları şeye bakın. ben de twitter&#8217;da #nihatdogangillerleoyumuzbirsayilmasin tag&#8217;ini trend  listesine sokmak için kulis yapayım.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/07/nihat-dogangiller-madonna-sarkilarindaki-sifreleri-cozdu/"><img src="http://img.youtube.com/vi/IKFTHrN0dZw/2.jpg" alt="" /></a></span></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fakfukfon.wordpress.com/519/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fakfukfon.wordpress.com/519/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fakfukfon.wordpress.com/519/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fakfukfon.wordpress.com/519/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fakfukfon.wordpress.com/519/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fakfukfon.wordpress.com/519/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fakfukfon.wordpress.com/519/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fakfukfon.wordpress.com/519/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fakfukfon.wordpress.com/519/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fakfukfon.wordpress.com/519/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fakfukfon.wordpress.com/519/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fakfukfon.wordpress.com/519/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fakfukfon.wordpress.com/519/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fakfukfon.wordpress.com/519/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=519&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/07/nihat-dogangiller-madonna-sarkilarindaki-sifreleri-cozdu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/74d038aeaf88785e411b62a7a85815bd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fakfukfon</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/nihat.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">nihat</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/madonna241006.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">madonna241006</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>justin fashanu, halil ibrahim dinçdağ, futbol ve homofobi: birileri bir yerden başladı</title>
		<link>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/05/justin-fashanu-halil-ibrahic-dincdag-futbol-ve-homofobi-birileri-bir-yerden-basladi/</link>
		<comments>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/05/justin-fashanu-halil-ibrahic-dincdag-futbol-ve-homofobi-birileri-bir-yerden-basladi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 15:24:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fakfukfon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ada futbolu]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsel hakem]]></category>
		<category><![CDATA[halil ibrahiç dinçdağ]]></category>
		<category><![CDATA[homofobi]]></category>
		<category><![CDATA[justin fashanu]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye futbol federasyonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fakfukfon.wordpress.com/?p=506</guid>
		<description><![CDATA[“Suçlu olduğumu sanıyorum. Arkadaşlarımı ve ailemi daha çok utandırmak istemiyorum&#8230; Umut ediyorum ki çok sevdiğim İsa Mesih beni nezaketle karşılar, nihayet huzur bulurum&#8230;” 3 mayıs 1998’de intihar eden futbolcu justin fashanu ardından bu notu bırakmıştı. kendini suçlu hissetmesinin nedeni ise yaşamına son vermeden yalnızca birkaç yıl önce eşcinsel olduğunu açıklaması ve ardından ailesinden, hayranlarından ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=506&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;"><em><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/justin.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-510" title="justin" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/justin.jpg?w=300&#038;h=211" alt="" width="300" height="211" /></a>“Suçlu olduğumu sanıyorum. Arkadaşlarımı ve ailemi daha çok utandırmak istemiyorum&#8230; Umut ediyorum ki çok sevdiğim İsa Mesih beni nezaketle karşılar, nihayet huzur bulurum&#8230;”</em></span></p>
<p><span style="color:#000000;">3 mayıs 1998’de intihar eden futbolcu <strong>justin fashanu</strong> ardından bu notu bırakmıştı. kendini suçlu hissetmesinin nedeni ise yaşamına son vermeden yalnızca birkaç yıl önce eşcinsel olduğunu açıklaması ve ardından ailesinden, hayranlarından ve futbol dünyasındaki insanlardan aldığı tepkilerdi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">işbu yazı eşcinsellerin yeşil sahadaki mücadelesinin bayrak isimlerinden fashanu’nun anısına saygı ve onu ölüme götüren nedenler üzerine düşünmeyi amaçlıyor.<span id="more-506"></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;">nijerya asıllı bir ailenin oğlu olan siyahi oyuncunun tam adı justinus soni fashanu idi. 19 ocak 1961’de doğan fashanu&#8217;nun </span>norwich city’de başladığı kariyerinin ışıldadığı an liverpool’a attığı muhteşem volesiyle olmuştu. ardından dönemin efsane takımlarından notthingham forest’a transfer olmuş ve 1 milyon pound transfer ücretini aşan ilk oyuncu da olarak tarihe geçmişti.</p>
<p><span style="color:#000000;">o sıralarda bir kadınla birlikte olduğu biliniyordu ama o kendi hakikatini daha fazla saklamaktan bunalmış olacak ki bu şaşalı transferin ardından dolaptan çıktı ve eşcinsel olduğunu açıkladı. ve hayatı bu andan itibaren bambaşka bir seyir aldı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">oyuncu bu açıklamasının ardından aldığı yüksek transfer ücretine rağmen takımdan uzaklaştırıldı ve antrenmanlara dahi alınmadı. teknik direktör takımda bir &#8220;ibne&#8221; istememişti. bu duruma dayanamadı ve notts country takımına transfer oldu. futbol oynamak istiyordu.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">yeni takımında ciddi bir diz sakatlığı geçirdi ve bir daha eski gücüne kavuşamadı. ardından istikrarsız günler başladı ve çeşitli takımlara transfer oldu. ancak hiçbir takımda eski justin olamadı. kanada’ya dahi gitmiş ve orada oynarken aynı esnada bir gey bar da işletmeye başlamıştı. söylenenlere bakılırsa o günlerde işletmecilikte futboldan daha başarılı idi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">1989’da yeniden britanya’ya dönen oyuncu döner dönmez ingiliz tabloid basını <em>(yakın tarihte <strong>amy</strong> <strong>winehouse</strong>’un yaşadıklarını hatırlarsanız geçmişe dair fikir verici olacaktır)</em> kendisini diline dolamıştı. haberlerin çoğu sevgilileri hakkındaydı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">justin profesyonel kariyerini heart of midlothian takımında sonlandırdı ve los angeles’a giderek antrenörlük yapmaya başladı. bu onu intihara sürükleyen sürecin de başlangıcı oldu.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">1998’de 17 yaşındaki kolombiyalı bir çocuk, polise verdiği ifadede fashanu’nun kendiasine tecavüz ettiğini söyledi. 3 nisan 1998’de polis tarafından sorguya çekilen oyuncu gözaltına alınmadı. daha sonra da aklandı ancak&#8230; ancak bu yaşananlar onun ruhunda büyük yaralar açtı. (bunu kendisini bu süreçte terk etmeyen çok az sayıdaki yakının açıklamalarından biliyoruz.) ve bu yaşananlardan tam bir ay sonra londra’daki evinde cansız bedeni bulundu.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">eğer lezbiyen, gey, biseksüel ve transların <strong>(lgbt)</strong> mücadelesinden bahsediyorsak en önemli köşe başlarından birinde justin fashanu’nun durduğunu da bilmeliyiz.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">bugün demokrasinin ve futbolun beşiği olan ingiltere’de <em>(külahıma anlat diyenleri duyuyorum!)</em> o dönem lgbt bireylere korkunç bir tepki varken açılan oyuncu “erkek sporu” olan futbolu oynuyorsunuz. neden açıldınız? diye soru soran gazetecilere hep aynı yanıtı veriyordu:</span></p>
<p><span style="color:#000000;">“birilerinin bir yerlerden başlaması gerek.”</span></p>
<p><span style="color:#000000;">1969 haziran’ın son haftasını <a href="http://bianet.org/biamag/toplumsal-cinsiyet/110586-stonewall-isyani-kaldirimlarin-altinda-gokkusagi-var">hatırlayın</a>. new york’taki stonewall inn isimli bara giden ve her gece polis tacizine maruz kalan lgbt’lerin buna yeter deyip yıllardır kapalı kapılar ardında sürdürdükleri mücadelelerini sokağa taşıdıkları o geceyi. birilerinin bir yerlerden başlaması gerekiyordu&#8230;</span></p>
<p><span style="color:#000000;">***</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/escinsel-hakem.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-511" title="escinsel-hakem" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/escinsel-hakem.jpg?w=300&#038;h=189" alt="" width="300" height="189" /></a>bundan 3 yıl önce türkiye gündemine deyim yerindeyse bomba gibi düşen bir isim yine “erkek sporu” olan futbol dünyasındandı. yerel hakem <strong>halil ibrahim dinçdağ</strong> çıktığı telegol isimli programda eşcinsel olduğu için kendisine görev verilmediğinden şikayet ederken yüzüne konan mozaiği kaldırtarak hem alkışlanacak bir iş yaptı hem de türkiye’deki lgbt mücadelesi için tarihi bir hadiseye imza attı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">eşcinsel olduğunu beyan ederek askerlikten muaf raporu alan dinçdağ bir hakemin türkiye futbol federasyonu <strong>(tff ) </strong>merkez hakem kurulu <strong>(mhk)</strong> hakemliğe giriş unvan ve klasmanlara ayrılma ile vize yenileme, kural, prensip ve yönetmelikleri iç talimatları 25. maddesindeki <em>&#8220;sağlık problemleri nedeniyle askerlikten muaf tutulanlar askerlik yapamaz&#8221;</em> ifadesi nedeniyle mesleğini yapmasına izin verilmemişti.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">dinçdağ buna isyan etti ve hakkını aramak için mücadeleye başladı. türk medyası bu konuya balıklama atladı ve -çoğunun da hakkını yemeyelim- dinçdağ&#8217;ın hak mücadelesi kamuoyunun da dikkatini çekti.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">ancak&#8230; zaman geçip medya kendisine başka gündemler bulunca dinçdağ’ın mücadelesi de gündemden düştü.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">lgbt örgütlerinin desteği <em>-ki bu desteğin de yetersiz olduğu kanısındayım-</em> dışında halil ibrahim dinçdağ mücadelesini tek başına ve ilk günkü kararlılığıyla sürdürüyor. haklı olduğunu biliyor ve bu nedenle de geri adım atmıyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">mahkeme bir klasik olarak mağdur lgbt’ler olduğunda yaptığı gibi yine işi ağırdan almakta ve bir anlam da mağduru değil de onu mağdur edeni korumakta kararlı olsa da dinçdağ inançlı ve inatçı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">davanın 4. duruşması 7 şubat salı günü (bu salı) çağlayan adliyesi’nde saat 11.30’da görülecek.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">dinçdağ, şu günlerde cenaze namazını kaldırdığımız türk futbolunun sadece şike ile kirlenmediğini düşünenleri, ayrımcılık karşıtlarını, yeşil sahalarda ırkçılık, ayrımcılık, homofobi, transfobi, yabancı düşmanlığı, milliyetçilik, cinsiyetçilik görmek istemeyenleri adliye önüne, kendisiyle dayanışmaya bekliyor. biri bir yerden başlamalıydı. dinçdağ başladı. onun da asla yalnız yürümeyeceğini bilmesi gerekiyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>duruşmayla ilgili açılan facebook sayfası</em>: <strong><a href="http://www.facebook.com/events/283671961698796/"><span style="color:#000000;">http://www.facebook.com/events/283671961698796/</span></a></strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">***</span></p>
<p><span style="color:#000000;">justin fashaun ve halil birahim dinçdağ&#8230; bir yerden başlayan iki eşcinsel&#8230; iki insan&#8230;</span></p>
<p><span style="color:#000000;">fashanu’nun hayaleti hala ada futbolunun üzerinde dolaşıyor. intiharının ardından çok sayıda futbolcu dolabını kırıp kendini özgürleştiremedi. ancak mevzu yavaş yavaş devlet tarafından dillendirilmeye başlandı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">konuyla ilgili bbc 3 bir belgesel hazırladı: <em>&#8220;britanyanın eşcinsel futbolcuları.&#8221;</em> belgeselin en ilginç yanı sunuculuğunu fashanu’nun yeğeni ama fashanu sunuyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">konuyla ilgili ingiliz independent gazetesinin blogunda <strong>musa okwonga</strong>’nın okunması gereken bir yazısı var. britanya futbolunun homofobisine dair analizler içeriyor. (<strong><a href="http://blogs.independent.co.uk/2012/02/01/britains-gay-footballers-a-few-thoughts/"><span style="color:#000000;">http://blogs.independent.co.uk/2012/02/01/britains-gay-footballers-a-few-thoughts/</span></a></strong>)</span></p>
<p><span style="color:#000000;">okwonga’dan dinleyelim:</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>“Futbol dünyası daha fazla ne yapabilir ? Aslında birçok şey. Açıkça bu konu oyunda hala rahatsız edici bir mevzu olmaya devam ediyor: Muhtemelen de bu yüzden Amal&#8217;ın filmi konuyla ilgili açıkça ve olumlu biçimde konuşabilecek sadece iki oyuncuyu ağırlıyor; QPR’den <strong>Joey Barton</strong> ve Plymouth Argyle’den <strong>Darren Purse</strong>. Sanırım görünüşte çok daha maço bir spor olmasına rağmen açık bir gey olan <strong>Gareth Thomas</strong>&#8216;ı Galler&#8217;in en meşhur kepli oyuncusu olarak <a href="http://www.mirror.co.uk/news/top-stories/2011/08/21/i-ve-no-regrets-about-coming-out-and-my-ex-wife-still-says-happy-anniversary-says-rugby-star-gareth-thomas-115875-23358678/"><span style="color:#000000;">kabul eden</span></a> rugby dünyası futbola bu konuda öncülük etmeli. Notts County FC&#8217;de öncü olan ve aynı zamanda eski ve çok sevilen yönetici <strong>Keith Alexander</strong>&#8216;ın oğlu olan <strong>Matt Alexandre</strong> dün gece attığı tweet’te cesaret verecek şekilde şöyle <a href="https://twitter.com/#%21/MattAlexander81"><span style="color:#000000;">diyordu</span></a>:</em></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>“‘Gey olduğunu bildiğim profesyonel futbolcular var ve benim ya da hiçkimsenin onlarla ilgili görüşleri göz önüne tutulmamalıdır.&#8221; Ayrıca PFA ve &#8220;<a href="https://twitter.com/#%21/kickitout"><span style="color:#000000;">kick it out</span></a>&#8221; da bu konudaki süregelen çabalarından dolayı alkışlanmalı.</em></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>“Futbol dünyasının oyuncular için destekçi bir ortam oluşturmaya ihtiyacı var, birkaç yıl önce FA&#8217; in zaten bir tür kanıt olarak homofobi karşıtı kampanya için yaptığı 10 bin sterlinlik değersiz yardımdan oldukça fazla yer tutacağı kesin. O kampanyada Ogilvy&amp;Mathew&#8217;a danışman olarak yakından çalışmış biri olarak FA&#8217; ın dört yıllık bir maddi destek planı olduğunu bu programdan öğrendiğimde çok şaşırdım. Dün geceye kadar bu plan benim için gözle görülür bir şey değildi, hele ki futbol dünyasındaki ırkçılık karşıtı kampanyayla kıyaslandığında. John Amaechi&#8217;nin dün gece haklı olarak Twitter&#8217;da yazdığı gibi; önyargılar birkaç afiş ve basmakalıp sözle yok edilemez. Bu konu yavaş olsa da çok daha kapsamlı bir yaklaşımı hak ediyor.”</em></span></p>
<p><span style="color:#000000;">***</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/logo.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-512" title="logo" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/logo.jpg?w=490" alt=""   /></a>britanya futbolundaki bu tartışmanın dünya futbolu için de önemli olduğu muhakkak. türkiye’de erkeklerle anılan ve her biri bir erkeklik performansına dönüşen açıklamaları ve davranışları da düşününce bizim için de oldukça gerekli bir tartışma olduğu su götürmez bir gerçek.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">hazır birileri bir yerlerden başlamışken bu treni kaçırmayalım ve yeşil sahalarda görmek istemediğimiz homofibi meselesini de hem justin fashanu’nun anısı hem de halil ibrahim dinçdağ’ın mücadelesi için halının altına süpürmeyelim&#8230;</span></p>
<p><em>** justin fashaun&#8217;un intihar ettiği 19 ocak artık futboldaki homofobiye karşı gün olarak kutlanıyor. <a href="http://www.thejustincampaign.com">www.thejustincampaign.com</a></em></p>
<p><em>*** bbc 3 tarafından hazırlanan &#8220;britanya&#8217;nın eşcinsel futbolcuları&#8221; isimli belgeselini 4 parça halinde buraya yapıştırıyorum. türkçe altyazısı henüz yok. ingilizce bilmeyenlerden özür dilerim. </em></p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/05/justin-fashanu-halil-ibrahic-dincdag-futbol-ve-homofobi-birileri-bir-yerden-basladi/"><img src="http://img.youtube.com/vi/A2yA-DVV10Q/2.jpg" alt="" /></a></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/05/justin-fashanu-halil-ibrahic-dincdag-futbol-ve-homofobi-birileri-bir-yerden-basladi/"><img src="http://img.youtube.com/vi/UiHtwK_FPjI/2.jpg" alt="" /></a></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/05/justin-fashanu-halil-ibrahic-dincdag-futbol-ve-homofobi-birileri-bir-yerden-basladi/"><img src="http://img.youtube.com/vi/tf6mE67tKnE/2.jpg" alt="" /></a></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/05/justin-fashanu-halil-ibrahic-dincdag-futbol-ve-homofobi-birileri-bir-yerden-basladi/"><img src="http://img.youtube.com/vi/JRrhDPf-SaY/2.jpg" alt="" /></a></span></span></p>
<p><em>**** bu yazıya katkılarından ötürü ahmet yılmaz&#8217;a teşekkürler. </em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fakfukfon.wordpress.com/506/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fakfukfon.wordpress.com/506/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fakfukfon.wordpress.com/506/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fakfukfon.wordpress.com/506/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fakfukfon.wordpress.com/506/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fakfukfon.wordpress.com/506/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fakfukfon.wordpress.com/506/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fakfukfon.wordpress.com/506/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fakfukfon.wordpress.com/506/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fakfukfon.wordpress.com/506/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fakfukfon.wordpress.com/506/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fakfukfon.wordpress.com/506/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fakfukfon.wordpress.com/506/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fakfukfon.wordpress.com/506/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=506&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/05/justin-fashanu-halil-ibrahic-dincdag-futbol-ve-homofobi-birileri-bir-yerden-basladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/74d038aeaf88785e411b62a7a85815bd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fakfukfon</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/justin.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">justin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/escinsel-hakem.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">escinsel-hakem</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/logo.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">logo</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Birgün, Hrant ve Levon&#8230;</title>
		<link>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/02/birgun-hrant-ve-levon/</link>
		<comments>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/02/birgun-hrant-ve-levon/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 13:12:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fakfukfon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[asala]]></category>
		<category><![CDATA[bülent forta]]></category>
		<category><![CDATA[birgün gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[enver aysever]]></category>
		<category><![CDATA[esenboğa katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[hrant dink]]></category>
		<category><![CDATA[levon ekmekçiyan]]></category>
		<category><![CDATA[mahir çayan]]></category>
		<category><![CDATA[nagehan alçı]]></category>
		<category><![CDATA[piyangotepe katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[İBDA-C]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fakfukfon.wordpress.com/?p=495</guid>
		<description><![CDATA[yazarının çeşitli yayın organlarınca fazla &#8220;polemik&#8221; bulunduğu için basılmayan yazısını  hem polemik sevgimden hem de kıymetli bir yazı olması nedeniyle yazarı şafak şenteş&#8217;in izniyle blogda paylaşıyorum. iyi okumalar. Hrant Dink cinayetinin 5. yılında, cinayet davasının &#8216;örgüt&#8217; kapsamında değerlendirilmeden bir karar çıktığını gördük.  Fransız Parlamentosu&#8217;ndan da &#8216;Ermeni Soykırımı yoktur&#8217; demenin Fransa topraklarında yargılamaya neden olacağı bir [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=495&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/levon.jpg"><span style="color:#000000;"><img class="alignleft size-medium wp-image-497" title="levon" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/levon.jpg?w=300&#038;h=267" alt="" width="300" height="267" /></span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>yazarının çeşitli yayın organlarınca fazla &#8220;polemik&#8221; bulunduğu için basılmayan yazısını  hem polemik sevgimden hem de kıymetli bir yazı olması nedeniyle yazarı şafak şenteş&#8217;in izniyle blogda paylaşıyorum. iyi okumalar.</em><span id="more-495"></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>Hrant Dink</strong> cinayetinin 5. yılında, cinayet davasının &#8216;örgüt&#8217; kapsamında değerlendirilmeden bir karar çıktığını gördük.  Fransız Parlamentosu&#8217;ndan da &#8216;Ermeni Soykırımı yoktur&#8217; demenin Fransa topraklarında yargılamaya neden olacağı bir kanun geçti. Türkiye medyasında da Ocak ayı yoğun bir şekilde haber programlarında, köşe yazılarında ve tartışma programlarında bu konulara geniş bir yer ayırdı. Hrant Dink Davası kararından sonra bence en iyi zihin açıcı yazılardan biri Taner Akçam imzasıyla 23 Ocak 2012 tarihinde &#8216;<strong><a href="http://www.marksist.org/haberler/6085-taner-akcam-talat-pasanin-intikami-alinmistir"><span style="color:#000000;">Talat Paşa&#8217;nın İntikamı Alınmıştır</span></a></strong>&#8216; başlığıyla Taraf Gazetesi&#8217;nde yayımlandı [1].</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Geçtiğimiz hafta CNNTürk&#8217;teki bir programda <strong>Nagehan Alçı</strong>, <strong>Enver Aysever</strong>&#8216;e daha önceleri <strong>Cemil Ertem</strong> tarafından açıklanan [2] Hrant&#8217;ın sağlığında Birgün Gazetesi&#8217;nde yazarken &#8216;Atın bu Ermeni&#8217;yi&#8217; ifadesinin gazetenin yayın kurulu toplantısında dillendirildiği iddiasını gündeme getirdi [3]. Bunun üzerine <strong>L. Doğan Tılıç</strong> da 26 Ocak 2012 tarihli Birgün Gazetesi&#8217;ndeki köşesinde &#8216;<a href="http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1186995520&amp;news_code=1327569078&amp;day=26&amp;month=01&amp;year=2012"><span style="color:#000000;"><strong>Alçaklıkta Sınır Yok!</strong>&#8216;</span></a> başlığıyla bu iddialara karşı sert bir yazı kaleme aldı [4].</span></p>
<p><span style="color:#000000;">&#8216;<a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9734391.asp?m=1"><span style="color:#000000;">Atın bu Ermen</span></a>i&#8217;yi iddialarını, Nagehan Alçı vb.lerinin görüşlerini, Birgün Gazetesi&#8217;nden verilen cevapları falan bir kenara bırakıp başka bir konuya dikkat çekmek istiyorum. &#8216;Zamanlaman çok manidar&#8217; dememenizi isterim çünkü bu köşe yazısının varlığından geçen yıl haberim oldu. Nasıl farkettiğime gelince &#8216;<strong>Levon Ekmekçiyan</strong>&#8216; ismini Ermeni bir dostumdan öğrendim ve kim olduğunu araştırmak için google&#8217;a yazınca 3. sırada <strong>Bülent Forta</strong>&#8216;nın 23 Mayıs 2005&#8242;te Birgün Gazetesi&#8217;nde yazdığı &#8216;<strong><a href="http://www.birgun.net/writer_2005_index.php?category_code=1186603162&amp;news_code=1116815905&amp;year=2005&amp;month=05&amp;day=23"><span style="color:#000000;">Levon ve Ali Bülent</span></a></strong>&#8216; başlıklı köşe yazısına rastladım [5]. Yazı, şu tarihe geçebilecek meşhur &#8216;Ermeni Sempozyumu&#8217;nun düzenlendiği günlerde yazılmış. Burada Bülent Forta&#8217;nın niyetini sorgulama gayesini gütmeyeceğim. Gayet iyi niyetlerle kaleme almak istemiş olabilir fakat bu beni ilgilendirmez. Beni ilgilendiren kısmı yazının çıtasını oluşturduğu  12 Eylül Rejimi&#8217;nin idam ettiği Ülkücü Ali Bülent Okran (Piyangotepe Katliamcısı) ve ASALA militanı Levon Ekmekçiyan&#8217;ı (Esenboğa Eylemcisi) aynı kefeye koyarak bir değerlendirmede bulunması:&#8221;Levon, Esenboğa&#8217;da sadece Türk oldukları için 8 masum insanı katleden tetiği çeker miydi? Tatmin edilmemiş bir adalet duygusunun, tarihin derinliklerinden süzülüp gelen adaleti, masum insanların katledilmesine uzanır mıydı? <strong>Ali Bülent Okran</strong>, Ankara&#8217;nın Piyangotepe semtinde bir kahve tarama eylemine katılmış, bu nedenle de idam cezasına çarptırılmış bir MHP&#8217;liydi. Ankara&#8217;nın Piyangotepe semtinde 12 Eylül öncesinin en &#8220;rezil&#8221; katliamlarından biri yaşanmıştı. Ali Bülent Orkan&#8217;ın suç ortağı, kahve taramak amacıyla çalınan arabanın şoförünün kendisini ihbar etmemesi için ırzına geçmiş ve kahvede bulunan 7 masum insan otomatik silahlardan çıkan mermilerle katledilmişlerdi. Kimbilir onları bu canice eyleme sürükleyen duygu neydi? Belki onlara da bütün solcuların &#8220;Ermeni uşağı&#8221; olduğu; &#8220;Türk milliyetçiliği&#8221;nin &#8220;şehit&#8221;leri olmaları gerektiği anlatılmıştı çocuklukları boyunca. Irkçı-milliyetçi külliyatın, &#8220;vatan hainlerine&#8221; karşı milliyetçiliğin övgüsünü yapan kitaplarıyla yaşamışlardı ilk gençliklerini. Oysa Levon&#8217;a da, Ali Bülent&#8217;e de anlatılan tarih ortada duruyordu.&#8221;</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Levon Ekmekçiyan gerçekten de Bülent Forta&#8217;nın aktardığı gibi Esenboğa&#8217;da sırf Türk olduğu için 8 masum sivili katleden gözü dönmüş bir cani miydi? Neyse tabii ki Forta&#8217;nın yazdıklarıyla yetinmedim ve araştırdım Levon&#8217;un kim, &#8216;Esenboğa Katliamı&#8217; dediği olayın ne olduğunu. Geçen yıl bu araştırmaları yaparken, siyasal düşüncelerinden dolayı Erivan&#8217;da cezaevinde olan bir yazar <strong>Sarkis Hatspanian</strong>&#8216;ın 29 Ocak 2011 tarihinde yazdığı &#8216;Unutulan Adam&#8217; başlıklı mektubuna rastladım [6]. İyiki de rastlamışım. Bu mektubunda Hatspanian, Türkiye sol cenahından <strong>Hayri Argav</strong>&#8216;ın yazdığı &#8220;O ŞAFAĞIN ATLILARI &#8211; 12 Eylül İdamları&#8221; isimli kitapta Levon Ekmekçiyan&#8217;ın idamının &#8216;unutulduğu!&#8217;nu fark edip bize Levon&#8217;un kimliği ve Esenboğa Eylemi hakkında bilgiler de veriyordu. &#8221; Ben, Ermenilerin söz konusu kesime ait olanlarca hep ama hep &#8216;unutulmuş&#8217; konumda oluşları, gölgede bırakılışları, hasır altı edilme hallerinin, onlara bu davranışı uygun bulanların &#8216;bilinçaltı&#8217; hanesindeki İttihatçı-Kemalist ulusçuluğun yattığı kanaatindeyim.&#8221; diye de not düşüyordu.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Hatspanian&#8217;ın bu tespitine katılmamak elde değil. Bülent Forta&#8217;nın yazısında da rahatlıkla &#8216;bilinçaltı&#8217; hanesindeki İittihatçı-Kemalist ulusçuluğun yattığını görmek mümkün. Türkiye sol tarih aktarımında Kenan Evren&#8217;in &#8216;Asmayalım da besleyelim mi?&#8217; diye tarihe geçen sözünü aslında Levon Ekmekçiyan idamı üzerinden söylediğini hangimiz biliyoruz?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">O dönem 12 Eylül Cuntası ve bu dönemde de Bülent Forta tarafından &#8216;Esenboğa Katliamı&#8217; diye dillendirilen ASALA eylemini araştırmakta fayda var. Ankara&#8217;da gerçekleştirilmesi planlanan eylemin sadece tek bir hedefi vardı ve bu hedef cuntanın o dönemde başbakanı, emekli generallerden biri olan Bülent Ulusu&#8217;dan başkası değildi. &#8220;Eylem, Etimesgut askeri havaalanına inecek olan uçaktan şehre gidilecek yol güzergâhında mevzilenen 2 ayrı birim tarafından otomobil konvoyuna saldırı gerçekleştirmek üzere planlandığı halde, hiç hesapta olmayan bir nedenle son dakikada zorunlu bir değişikliğe uğramıştı. B.Ulusu&#8217;nun uçağının Etimesgut yerine Esenboğa&#8217;ya ineceğiyle ilgili bilgiyi geç edinenler, acilen oraya hareket etmiş, ama Esenboğa&#8217;ya vardıklarında, B.Ulusu&#8217;nun havaalanından uzaklaşmış olduğuyla ilgili bilgiden yoksun kalmışlar. İki gruptan biri havalimanının otoyol araçları çıkışında beklemekteyken, diğer birimdekiler hiç tanımadıkları havaalanında uçak pistine giden yönü aramaya çalışırlarken, onlardan birinin havaalanı güvenlik görevlilerince, omuzladığı içi silah dolu ağır çantasının şüphe uyandırması üzerine kontrole tabi tutulmak istendiğini gören diğer arkadaşının silahını çekip havaya ateşlemesiyle, yakınlarındaki yolcu salonuna doğru koşup kalabalığa karışmışlar. Bulundukları salonun iki girişine yakın durup olası saldırıya karşı mevzilenebilmek için de birbirlerinden ayrılmak zorunda kalmışlar.&#8221;[6]</span></p>
<p><span style="color:#000000;">İşte bu eylem esnasında Levon Ekmekçiyan ve üyesi olduğu tugayın sorumlu komutanı Zohrab Sarkisyan Esenboğa Havalimanı&#8217;nda çatışmaya giriyor ve ilk önce Levon yaralanıyor, ki yaralandıktan sonra silahını kullanamıyor bile. Türkçe&#8217;yi iyi bir şekilde konuşabilen Zohrab&#8217;ın çatışma öncesinde havaalanındaki sivillere şöyle seslendiğini belirtiyor Hatspanian mektubunda: &#8220;Biz sizin ASALA olarak duyduğunuz Ermenistan&#8217;ın Kurtuluşu için Ermeni Gizli Ordusu&#8217;nun neferleriyiz. Politik amaçlı askeri bir eylemde bulunmak için Ankara&#8217;da bulunuyoruz ve az sonra burayı kuşatma altına alarak, kan gölüne çevirmeye hazırlanan asker ve polis güçleriyle son kurşunumuza kadar çarpışarak şehit olmaya adayız. Ancak, hükümetleriniz tarafından size sunulduğu gibi gözü dönmüş caniler olmadığımızı bilmenizi istiyoruz. Biz, memleketi işgal altında bulunan bir halkın çocuklarıyız ve hedefimiz sadece Türk devletini temsil eden odaklara düzenlediğimiz saldırılarla, dünya ve insanlığın çığlığımızı duymasını istiyoruz. Batı Ermenistan&#8217;ı işgal eden Türk devleti düşmanımızdır, ama bu topraklarda yaşayan halklara karşı kesinlikle kin gütmüyoruz. Şu an, yanımızda burayı patlatıp, yok etmeye yetecek kadar cephane olduğu halde, masum halktan tek bir insana dahi zarar gelmesini istemediğimizin şahidi olacaksınız. Sizleri rehin alarak buradan özgürce uzaklaşmak için pazarlık malzemesi yapmayı bile düşünmediğimiz halde, canlarınızın vatandaşı olduğunuz devlet tarafından hiçbir kıymete değer bulunmadığını birazdan anlayacaksınız. O nedenle de burayı acilen terkedin ki kör kurşuna kurban giderek, devletinizin ASALA hakkında anlattığı yalanlara alet edilmeyesiniz. Biz askeriz ve sadece askere karşı dövüşmeyi biliriz&#8221;. Zohrab, dışarıdan açılan yaylım ateş yağmuruna cevap vermek niyetiyle bekleme salonunun oturaklarını siper edip mevzilendiği sıradaysa, Levon&#8217;un elindeki otomatik silahıyla havaya ateş ederek kendisine doğru koşarken vurulup yere düştüğünü görmüş. Paniğe kapılan insanların korku içinde düşe-kalka salonun sağ tarafındaki çıkış kapısına doğru kaçmaya çalıştığını gördüğünden, bir taraftan havaya ateş açarken, diğer taraftan da &#8220;bırakın insanlar dışarı çıksın, onların bizim aramızdaki hesapla ilgileri yok&#8221; diye bağırıyormuş. [6]</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Esenboğa Eylemi&#8217;nde gerçekten de öldürülen 8 sivilin kimin silahından çıkan kurşunlarla öldürüldüğü açıklanmamış. Yıl 1982 ve Cunta Hükümeti yönetimde. ASALA militanlarının o tarihe kadar tek bir üyesi sağ olarak teslim olmamış ve son kurşunu kafalarına sıkarak eylemlerini son buldurmuştur. Sadece Levon Ekmekçiyan hariç. Tabii Levon yaralı olarak yakalanıp tedavi ediliyor, sonra Mamak Askeri Cezaevi süreci ve hukukdışı Cunta Mahkemeleri&#8217;nde yargılanışı ve sonunda 28 Ocak 1983&#8242;te de idamı gerçekleştiriliyor. Bu geçen sürede Levon&#8217;a yapılan işkencelerden bahsetmeye gerek var mı bilmiyorum. Tabii o güne kadar sağ olarak yakalanmış tek ASALA militanı Levon&#8217;un nasıl bir süreçten geçirildiği araştırılırmalıdır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong> </strong><strong>5 Ekim 1982-</strong> Esenboğa baskınının idama mahkum edilen sanığı Ermeni terörist Levon Ekmekçiyan, Ankara&#8217;da basın mensuplarıyla görüştü. Görüşme sırasında, Asala&#8217;nın ailesiyle görüşmesine engel olduğunu, yaptığından bin kere pişman olduğunu söyleyen Ekmekçiyan, ‘Şimdi amacım tüm dünyada yaşayan Ermeni vatandaşlarına seslenmektir. Ermeniler iyi bilmelidir ki, onların düşmanı Türkler değil, ASALA köpekleridir.’ dedi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>6 Ekim 1982-</strong> Esenboğa Havaalanı&#8217;na bir arkadaşıyla baskın yaparak on kişinin ölümüne neden olan Ermeni terörist Levon Ekmekçiyan hakkında verilen ölüm cezası, Askeri Yargıtay 1. Dairesi&#8217;nce onaylandı. [7]</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Halen İsveç&#8217;te yaşayan Ali Haydar Nergis isimli gazetecinin döneme ilişkin tanıklığını da hatırlatmakta fayda var: &#8220;“O yıllarda, Güneş Gazetesi’nin sıkıyönetim muhabiri olarak birçok kez röportaj yapmaya gittiğim Mamak Askeri Cezaevi’ndeki tutukluların durumunu çok iyi biliyorum.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">&#8230;</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Cünyet abi (Arcayürek), Güneş Gazetesi’nin Ankara temsilcisiydi. Esenboğa Havalimanı’nı bombalamaktan idama mahkum edilen Ermeni kökenli Levon Ekmekçiyan’la gazetecilerin röportaj yapmalarına izin veriliyordu. Gazetelerde, Levon Ekmekçiyan’ın kendini idamdan kurtarmak için Kenan Evren’e yalvarıp yakaran küçültücü ifadelerine yer veriliyordu. Ben, röportajda, böyle ifadelere çanak tutan sorular sormadım. İki günlük röportajın ilk bölümü gazetede çıktı, ikincisi yayımlanmadı. Ankara Sıkıyönetim Komutanı Recep Ergün, röportajı ‘fazla insani’ bulmuştu. İkinci bölüm de yayınlanırsa beni gözaltına aldıracağını bildirmiş. Cüneyt abi, beni korumak için, haberim olmadan ikinci bölümü yayından çekmişti.&#8221;[8]</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bu konuda uzun bir yazı kaleme alan Samet Erdoğdu&#8217;nun değerlendirmesi de şöyle:&#8221;Yani Ekmekçiyan &#8221;küçültücü ifadelere&#8221; çanak tutan sorulara &#8221;uygun&#8221; cevaplar verirken; bunlara çanak tutmayan sorulara normal cevaplar vermekte; küçültücü tutumlara kendiliğinden girmemektedir. Adeta &#8216;Pavlov&#8217;un köpeği&#8217; gibi belli sinyaller karşısında belli davranışlarda bulunan, iradesini yitirmiş biri durumundadır. O türden sinyaller verilmediği takdirde, istenen davranışları göstermemektedir&#8221;[9]</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ve yine Hastapian&#8217;ın mektubunda şöyle diyor: &#8220;Levon&#8217;un sorgulanmasını cuntanın başı <strong>Kenan Evren</strong>’in damadı MİT&#8217;in yüksek dereceli memuru Erkan Gürvit üstlenmiş. Bu kişi, 12 Eylül günlerini anlatımlarında &#8220;Ayrıca ben Esenboğa’da yakalanan Levon Ekmekçiyan’ı, yaralı ele geçen ASALA militanını üç ay sorgulayan tek kişiyim&#8221; demenin ötesinde başka tek laf etmemiş olduğu halde, ABD&#8217;den getirildiği gizli tutulan 4 ayrı &#8220;sorgulama uzmanı&#8221; tarafından 2 ay boyunca günde 24 saat özel haplar ve damardan şırıngalanan değişik kimyasal ilaçların denenip-kullanıldığı insanlıkdışı bir işkence laboratuarının iğrenç tezgahından geçirilen Levon&#8217;un, sofistike elektronik aletler ve yalan makinesine bağlı halde bir kobay muamelesine maruz kalıp, ruhen fena halde hırpalandığı gerçeği çok gizli bir devlet sırrı olarak &#8220;Özel Harp Dairesi&#8221; dosyalarında bile, en &#8220;TOP SECRET&#8221; statüyle saklanmıştır. Levon&#8217;un &#8216;Kendini idrak edebilmekten yoksunluk ve bilincini kontrol etmede yeterlilik hali&#8217; konusunda ciddi kuşkuları olduğunu belirten Avrupalı birkaç tıp uzmanının, onu ziyaret edip sağlık kontrolü yapmalarına izin verilmesi için defalarca başvurdukları Ankara&#8217;dan red cevabı edinmeleri, pek doğal olarak var olan tüm şüphelerin doğrulanması anlamını taşıyordu.&#8221; [6]</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Tüm bu yazarların ifadeleri ve tanıklıkları gerçek mi değil mi orasını bilemeyiz. Ama 2000&#8242;li yıllarda &#8216;demokrasi!&#8217; ortamında İBDA-C Lideri Salih Mirzabeyoğlu&#8217;na uygulandığı söylenen Telegram iddiaları gündemdeyken, 1982&#8242;de Cunta Yönetimi&#8217;nde Levon&#8217;a da Telegram&#8217;ın uygulanabileceği konusunu da ayrıca düşünmeliyiz.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Empati yapmakta yarar var sanırım. Şimdi Mahir Çayan ve İsrail Başkonsolosu Ephraim Elrom&#8217;un kaçırılıp öldürülmesi olayını nereye koyacaksınız Sayın Forta? Esenboğa Eylemi’nin asıl hedefi ortadayken ve ölen sivillerin hangi silahlardan çıkan kurşunlarla öldüğü muallakken, ASALA militanı Levon’u neden kolaylıkla ‘katliamcı’ yapıyorsunuz? Salt Ermeni olduğundan mı?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Neresinden bakarsak bakalım Bülent Forta&#8217;nın yazısında kullandığı &#8216;Esenboğa Katliamı&#8217; devletin resmi tezleridir. Ve söz konusu eylemden sonra deliller toplanmadan, tek celsede yargılanma neticesinde gerçekleştirilen idamla Levon Ekmekçiyan 28 Ocak 1983&#8242;te asılmıştır. Şimdi Bülent Forta&#8217;ya sorum şu: yazınızı yazarken neden 12 Eylül Cuntası&#8217;nın kavramını kullanıp Levon Ekmekçiyan&#8217;ı katliamcı olarak, Ali Bülent Orkan ile aynı kefeye koydunuz? Bilinçaltı hanenizde İittihatçı-Kemalist ulusçuluk yatmıyorsa neden böyle bir hataya düştünüz? Bu yazınızdan dolayı bir tekzip ya da özür yazısı yayınlamayı düşünüyor musunuz?</span></p>
<p><strong><span style="color:#000000;">Şafak Şenteş </span></strong></p>
<p><span style="color:#000000;">[1] <a href="http://www.taraf.com.tr/haber/talat-pasa-nin-intikami-alinmistir.htm"><span style="color:#000000;">http://www.taraf.com.tr/haber/talat-pasa-nin-intikami-alinmistir.htm</span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;">[2] <a href="http://www.sesonline.net/php/genel_sayfa_yazar.php?KartNo=51905&amp;Yazar=Cemil+Ertem"><span style="color:#000000;">http://www.sesonline.net/php/genel_sayfa_yazar.php?KartNo=51905&amp;Yazar=Cemil+Ertem</span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;">[3] <a href="http://video.cnnturk.com/2012/haber/1/24/hrant-dink-iddiasi-tansiyonu-yukseltti"><span style="color:#000000;">http://video.cnnturk.com/2012/haber/1/24/hrant-dink-iddiasi-tansiyonu-yukseltti</span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;">[4]<a href="http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1186995520&amp;news_code=1327569078&amp;day=26&amp;month=01&amp;year=2012"><span style="color:#000000;">http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1186995520&amp;news_code=1327569078&amp;day=26&amp;month=01&amp;year=2012</span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;">[5]<a href="http://www.birgun.net/writer_2005_index.php?category_code=1186603162&amp;news_code=1116815905&amp;year=2005&amp;month=05&amp;day=23"><span style="color:#000000;">http://www.birgun.net/writer_2005_index.php?category_code=1186603162&amp;news_code=1116815905&amp;year=2005&amp;month=05&amp;day=23</span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;">[6] <a href="http://www.gelawej.net/modules.php?name=Content&amp;pa=showpage&amp;pid=3402"><span style="color:#000000;">http://www.gelawej.net/modules.php?name=Content&amp;pa=showpage&amp;pid=3402</span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;">[7] <a href="http://www.byegm.gov.tr/ayin-tarihi.aspx"><span style="color:#000000;">http://www.byegm.gov.tr/ayin-tarihi.aspx</span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;">[8] <a href="http://www.acikgazete.com/yazarlar/a-haydar-nergis/2007/02/02/isvec-ten-gul-fatma.htm?aid=1699"><span style="color:#000000;">http://www.acikgazete.com/yazarlar/a-haydar-nergis/2007/02/02/isvec-ten-gul-fatma.htm?aid=1699</span></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;">[9] <a href="http://www.mesop.net/osd/?app=izctrl&amp;archiv=220&amp;izseq=izartikel&amp;artid=1874"><span style="color:#000000;">http://www.mesop.net/osd/?app=izctrl&amp;archiv=220&amp;izseq=izartikel&amp;artid=1874</span></a></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fakfukfon.wordpress.com/495/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fakfukfon.wordpress.com/495/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fakfukfon.wordpress.com/495/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fakfukfon.wordpress.com/495/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fakfukfon.wordpress.com/495/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fakfukfon.wordpress.com/495/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fakfukfon.wordpress.com/495/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fakfukfon.wordpress.com/495/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fakfukfon.wordpress.com/495/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fakfukfon.wordpress.com/495/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fakfukfon.wordpress.com/495/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fakfukfon.wordpress.com/495/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fakfukfon.wordpress.com/495/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fakfukfon.wordpress.com/495/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=495&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/02/02/birgun-hrant-ve-levon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/74d038aeaf88785e411b62a7a85815bd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fakfukfon</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/02/levon.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">levon</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ahmet Yıldız Cinayeti: Muhalefete homofobiklikte YILDIZ&#8217;lı pekiyi</title>
		<link>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/01/26/ahmet-yildiz-cinayeti-muhalefete-homofobiklikte-yildizli-pekiyi/</link>
		<comments>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/01/26/ahmet-yildiz-cinayeti-muhalefete-homofobiklikte-yildizli-pekiyi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 10:52:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fakfukfon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsel]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsel töre cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[lgbt]]></category>
		<category><![CDATA[lgbtt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fakfukfon.wordpress.com/?p=486</guid>
		<description><![CDATA[eşçinsel olduğunu açıkladıktan sonra 2008′de, 26 yaşında öldürülen ahmet yıldız nefret cinayesi davasının 9. duruşması bu Cuma (27 Ocak) saat 09.10′da üsküdar 1. ağır ceza mahkemesi’nde görülecek. lgbtt örgütleri bir çağrı yayınlayarak insan hakları savunucularını adaletin tecelli etmesini istemek ve katillerin bir an önce yakalanarak cezalandırılmaları için duruşmaya davet etti. ben de yarınki duruşma vesilesi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=486&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/01/ahmetyildizposter.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-488" title="AhmetYildizPoster" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/01/ahmetyildizposter.jpg?w=490" alt=""   /></a><span style="color:#000000;"><em>eşçinsel olduğunu açıkladıktan sonra 2008′de, 26 yaşında öldürülen <strong>ahmet yıldız</strong> nefret cinayesi davasının 9. duruşması bu Cuma (27 Ocak) saat 09.10′da üsküdar 1. ağır ceza mahkemesi’nde görülecek. lgbtt örgütleri bir çağrı yayınlayarak insan hakları savunucularını adaletin tecelli etmesini istemek ve katillerin bir an önce yakalanarak cezalandırılmaları için duruşmaya <strong><a href="http://www.lambdaistanbul.org/s/etkinlik/lgbtt-orgutleri-ahmet-yildiz-davasina-cagiriyor/"><span style="color:#000000;">davet etti</span></a></strong>. </em></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><em>ben de yarınki duruşma vesilesi ile mesele dergisi&#8217;nin ekim ayında yayınlanan cinayete, davanın seyrine ve muhalefetin davaya olan kayıtsızlığına dair yazımı blogda yayınlıyorum.  </em></span></p>
<p>***<span id="more-486"></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ahmet Yıldız, 15 Temmuz 2008’de, İstanbul Üsküdar’daki evinin önünde kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce öldürüldü. O günden bu güne üç yılı aşkın süre ve sekiz duruşma geçti. Adalet adına bir arpa boyu yol alınamayan tam sekiz duruşma&#8230;</span></p>
<div><span style="color:#000000;">Duruşmaların görüldüği Üsküdar Bağlarbaşı Adliyesi’nin önünde toplanan bir avuç insan, Ahmet’in cinayete tanıklık etmek zorunda kalan sevgilisi ve arkadaşları sekiz duruşmadır davanın bir numaralı sanığı baba <strong>Yahya Yıldız</strong>’ın bulunmasını ve cezalandırılmasını istiyor. Ama sadece onlar. Çünkü bu ülkede kendine muhalif diyen ve her konu hakkında muhakkak ki çıkartacak sesi olan o koca kalabalık tıpkı diğer eşcinsel ve trans cinayetlerinde olduğu gibi Ahmet için adalet istemeyi henüz aklına getirebilmiş değil.</span><span style="color:#000000;"> İş bu yazı, bu konuda kısacık da olsa düşünmenizi saygılarıyla arz ediyor.</span><span style="color:#000000;"><strong>Başa dönelim, cinayetin öncesine&#8230;</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ahmet Yıldız Urfa’dan üniversite öğrenimi için İstanbul’a geldi, hayatını bu şehirde sürdürmeye başladı. Ahmet ne zaman eşcinselliğiyle barıştı, ne zaman çevresine açıldı kesin bir tarih bilmiyoruz. Ancak kendisiyle barıştıktan sonra bunu ailesiyle paylaştığını yazdığı mektuptan öğrenmiştik. Mektubunda kimliğiyle barışmasına dair notlar da var.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ahmet mektubuna “Yalan söyleme, maskeni çıkar ve onur duy” diyerek başlamıştı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ahmet’in ailesi oğulları kendilerine açılmadan önce durumdan şüphelenmiş, İstanbul’da yaşayan Ahmet’in yanına kardeşini yollamışlardı. Bu da yetmemiş, cep telefonu ve bilgisayarını sıklıkla kurcalamış, kapılarını dinlemişlerdi. Çocuklarının “sorununu” erken yaşlarda fark eden aile çözüm yolları aramış, onu “kurtarsın” diye doktora bile götürmüşlerdi. Babası Ahmet’e “Bir doktor var, heteroseksüel yapıyormuş” demişti.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bütün bu can sıkıcı olaylara rağmen Ahmet ille de konuşmayı seçmişti. Geri adım atmadı, kendisine sunulan “çözümlere” ya da aba altından gösterilen sopalara karşı durdu… Bildiği her şeyi ailesine bir sonuç alabilmek umuduyla anlattı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ancak ailesi bir türlü olayı kabullenmedi. Ahmet’in denediği bütün yolların sonunda suratına kapattıkları kapıların ardından yaşanan süreçte Ahmet,  ailesinden tehditler aldığını polise şikayet etti.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Peki polis ne yaptı? Tahmin edeceğiniz gibi hiç. Koskocaman bir hiç. Ne Ahmet’in şikayeti ciddiye alındı ne de can güvenliğinin olmadığını söyleyen Ahmet’e koruma verildi. Ahmet ailesinin ardından bu kez de her vatandaşının güvenliğinden sorumlu olan “devlet baba” tarafından da kendi öz babası ve ailesi gibi destek görmedi. Ahmet bir kere daha yaşadıklarıyla yalnız bırakıldı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Hem endişeleri hem de yaşadıkları karşısında hissettiklerini sadece arkadaşlarına, kendi gibi sorunlar yaşayan ya da yaşamayan ama eşcinsel olan arkadaşlarına anlatabildi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>15 Temmuz: Kara bir gün</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Polisin ciddiye almadığı tehditlerin ardından kısa bir süre sonra Ahmet, Üsküdar’daki evinden sevgilisiyle birlikte cıkmış, arabasına giderken kimliği belirsiz olduğu söylenen, ama belli olan kişi ya da kişilerce kurşun yağmuruna tutuldu. Can havliyle arabasına bindi, ancak bir eczanenin duvarına çarptı. Bir kurşun da arabasının camından sıkılınca, orada, sevgilisinin gözleri önünde can verdi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Cinayetin ailenin tehditlerinden ve Ahmet’in şikayetinden sonra olması hemen hemen herkesin aklına ailenin bu işte parmağı olup olmadığı sorusunu getirdi. Aile cenazeyi morgdan almayınca bu olasılık daha da güçlendi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Tüm bu yaşananlar ne yazık ki Türk basınında üçüncü sayfa haberi olarak görüldü ve üzerinden apar topar geçildi. Ne zaman ki İngiliz gazetesi <strong>The Independent</strong>, cinayeti “Türkiye’de ilk gey namus cinayeti” manşetiyle sayfalarına taşıdı işte necip medyamızın görüp de görmezden geldiği mevzu yeniden gündeme geldi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ahmet’in cezanesi günlerce morgda kaldı. Ailesinden kimse almaya girişmediği gibi Ahmet’in arkadaşlarının da telefonlarına yanıt vermediler. Arkadaşları günlerce Ahmet’in naaşını almak için ugraşsalar da soyadlarının tutmaması nedeniyle herhangi bir sonuç alamadılar. Aile öldürse bile aile idi ve devlet katında silahı sıkan aile bile olsa cenazeyi almak bir tek onların hakkıydı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ancak ailenin bu konuda herhangi bir girişimde bulunmaması sonucu Ahmet Yıldız kimsesizler mezarlığına gömülebildi. Oysa o kimsesiz değildi, kendisini  seven arkadaşlarından oluşan bir ailesi vardı. Ama yasalar karşısında aile, çalışan baba, evi temizleyen anne ve çocuklardan oluşuyordu.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Arkadaşları sürece LGBT örgütlerinin müdahil olmasını istemedikleri için Lambdaistanbul, Kaos GL, Pembe Hayat ve Siyah Pembe Üçgen gibi örgütler arkadaşlarının bu kararına saygı gösterip cezane işlemleriyle ya da hukuki işlerle ilgilenmeyi kendilerine bıraktılar. Ancak yapılan bir toplantı dışında dişe dokunur bir şey yapılamadı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bu esnada LGBT örgütleri cinayeti kınayan ve katillerin bir an önce bulunmasını talep eden açıklamalar yaptılar, eylemler düzenlediler. Ama sadece onlar. Bu esnada muhaliflerden, demokratlardan, devrimcilerden ya da günümüz aktivistlerinden ne bir ses vardı ne de seda. Onlar her zamanki gibi söz konusu kendi özgürlükleri ve konforları olmadığı için susup izlemeyi tercih ettiler.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>Bir numaralı sanık baba</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Savcılığın cinayetle ilgili iddianameyi hazırlaması dokuz ay sürdü. Açıklanan iddaname cinayetin bir numaralı sanığı olarak baba Yahya Yıldız’ı gösteriyordu. Bu süreci az çok takip eden hiç kimseyi şaşırtmasa da basın için yeterince magazinseldi ve elbette ki cinayet yaşandıktan ancak 9 ay sonra kendisine medyada yer bulmaya başladı. Ama bir hak ihlali meselesi olarak değil draması yüksek bir aile faciası olarak.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Savcılık araştırmasında Yahya Yıldız’ın Kuzey Irak’ta olduğu telefon kayıtlarıyla belirlenmişti. Bu ilk duyulduğunda iyi bir haber olarak varsayılsa da ilerleyen süreçte aslında savcının da polisin de bu bilgiyle hiçbir şey yapmayacağı anlaşıldı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Dava ile ilgili bugüne kadar tam sekiz duruşma görüldü. Her duruşmada ya hakim ya adliye görevlileri davayı izlemeye gelenlere binbir zorluk çıkarttılar, duruşma salonundan çıkarıldılar ya da hiç alınmadılar. Hikayeden, kariyerleri için film ya da belgesel yapabilmek malzeme toplayan ve bunun için adliye önüne gelen sinemacıları saymazsak her duruşmada sayıları 25 ile 30 arasında değişen bu “kalabalık” ne attığı sloganları duyurabildi kamuoyuna ne yaptıkları açıklamalar birkaç bağımsız, solcu yayın dışında bir yere haber olabildi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Birkaç feminist örgütün temsilcileri dışında ne bir aydın ne sol siyasi partilerden ya da gruplardan insanlar ne de Kürt hareketinden birileri adliye kapısına geldi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">İnternette örgütlenen bir grup eşcinsel “Ahmet Yıldız benim ailemdir” isimli bir video hazırladı, çeşitli yabancı kanallar ve gazeteler LGBT örgütleriyle ya da Ahmet’in cinayetinin de tanığı olan sevgilisiyle görüştü, bazı sinemacılar da belgeseller hazırladılar. Olan biten de bu kadardı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Sekiz duruşmada varılan sonuç Yahya Yıldız hakkında kırmızı bültenle arama emri çıkarılmasından başka bir şey olmadı. Süreci hızlandıracak ve cinayeti kamuoyuna taşıyacak bir kalabalığın da olmaması tosbağa kadar “hızlı” ilerleyen hukuki sürecin havanda su dövmesinden başka bir işe yaramadı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bir sonraki duruşma da ta 2012’nin Ocak ayına ertelendi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>Ahmet sizin neyiniz?</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">Cinayetin öncesinde ve sonrasında yaşanan az çok böyle. Ancak bu yazının yazılmasının asıl sebebi size ne olduğunu anlatmaktan ziyade nelerin olması gerektiğini ama olamadığını hatırlatıp olay hakkında birkaç soru sormak.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Farkında mısınız bilmiyorum, ancak Türkiye’de her yıl 20 ile 30 arasında eşcinsel ve trans cinayeti oluyor. Sessiz sedasız. LGBT örgütlerinin ve bireylerinin dışında konunun ciddiyetini anlayan da pek yok.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">BDP’li <strong>Sebahat Tuncel</strong>’in ve CHP’li <strong>Çetin Soysal</strong> ile <strong>Mehmet Sevigen</strong>’in meclise verdikleri soru önergelerini de saymazsak siyaset hepten kör, sağır ve dilsiz durumda.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Duruşma günleri adliye önü asla kalabalıklaşmıyor. Kimse görmeyi ve duymayı tercih etmediği gibi, duyulmasını ve görülmesini de önemsemiyor. LGBT örgütleri sınırlı sayıda insanla belki de kapasitelerinin üstünde sorunlarla ugraşmak durumunda kaldıkları için duruşmaları takip etmekte zorlanıyorlar. Ancak her fırsatta birlikte yürüdükleri, hareket ettikleri, birlikte kampanyalar, eylemler örgütledikleri gruplardan da gerekli desteği göremedikleri için o hep sıkıştırıldıkları yalnızlık psikolojisiyle de baş etmek zorunda bırakılıyorlar.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Bundan LGBT örgütlerini eleştirmeyelim gibi bir sonuç çıkarmayın lütfen. Ancak hayatın her alanında ayrımcılıkla mücadele derken bir de öldürülen arkadaşlarının/insanların hukuksal mücadelelerini takip etmek takdir edersiniz ki o kadar da kolay olmuyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Ahmet Yıldız cinayetine müdahil olma talepleri (tıpkı çok sayıda eşcinsel ya da nefret cinayetinde olduğu gibi) hakimler tarafından reddediliyorlar. Gerekçe hep aynı: “Olaydan doğrudan zarar görmedikleri için.”</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Yaşanan şiddetin ya da cinayetlerin doğrudan hedefi değilseniz, yani öldürülen ya da şiddet gören siz değilseniz bu toplumda psikolojik olarak hapsedildiğiniz bu korku çemberi ne yazık ki hakimleri pek ikna etmiyor. Bu örgütlerdeki insanlarin ya da hayatlarını örgütsüz olarak sürdüren bireylerin hep gölgesinde yaşadıklari bu tehdit ne tuhaf ki baş ağrısı, grip ya da nezle gibi “hafif” hastalıklarla bir tutuluyor ve yetkililer herhangi bir adım atmaya gerek görmüyorlar.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Peki nefret cinayetleri solcuların, devrimcilerin, muhaliflerin, her konuda açıklama yapmaktan, imza toplamaktan ya da basın toplantısı düzenlemekten imtina etmeyen aydınların ve hatta hak savunucusu liberallerin neden hiçbir zaman gündemi olmuyor, olamıyor?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Sebepler muhtelif. Olasılıklar da çok. Ancak dillerinden insan hakları, bireysel özgürlükler, yaşam hakkının kutsallığı, dayanışma ve birlikte mücadele gibi kavramlar su gibi akan, bu kavramları kullanmakta oldukça cömert olan bu kesimler, söz konusu şiddet gören ya da öldürülen LGBT’lerle dayanışma olunca neden bu kadar cimrileşiyor?</span></p>
</div>
<div><span style="color:#000000;">Kendilerinin dediği gibi daha önemli işleri mi var? Öncelikleri mi farklı? Yoksa tehdit sadece kendilerine ve konforlarına yönelik olduğu zaman mı birer hak arayıcısına dönüşüyorlar? Bunlar geçen yıllar içinde sıklıkla duyduğumuz “bahanelerden” sadece ikisi. Bahane bulmak konusunda yaratıcı olduklarını söylemeden geçmeyelim.</span></div>
<div></div>
<div><span style="color:#000000;">Ölen ya da şiddet gören LGBT’lerin politik birer figür olmaları, yayınlanmış kitapları, makaleleri ya da söyleşilerinin olmaması da öldüklerinde ciddiye alınmamalarına mazeret olabilir mi? Neden olmasın.</span><span style="color:#000000;">Ya da okudukları eşcinsel ya da trans cinayetlerine içten içe oh diye sevinen, medyanın ailelerin, çocukların ve gençlerin “kurtulduklarını” bazen alttan alta bazen de açıkça beyan etmesinden etkileniyor olabilirler mi?</span></div>
<div>
<p><span style="color:#000000;">“Ahlak” meselesiyle ve kendi heteroseksuel ve çoğunlukla erkek ahlakçılıklarıyla yüzleşmemelerini düşünürsek bunlar da olası.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği mücadelesini yeterince ciddi bulmuyor olduklarından olmasın sakın. “Kapital”i okumamışlığın, hiç siyasi fikirleri yüzünden hapse tıkılmamış olmanın, sürgüne gönderilmemenin bu körlüğün sebeplerinden biri olması sizce de muhtemel mi?</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Aslında hiç uzatmayalım, doğrudan soralım; öldürülen bir eşcinselden ya da transtan dayanışmayı esirgeyen, LGBT’lerin yaşama ve hak mücadelelerine sırtını dönenden gerçekten sosyalist, devrimci, özgürlükçü, hak savunucusu ya da aktivist olur mu?</span></p>
</div>
<div><span style="color:#000000;">Bawer Çakır</span></div>
<div></div>
<div><span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://fakfukfon.wordpress.com/2012/01/26/ahmet-yildiz-cinayeti-muhalefete-homofobiklikte-yildizli-pekiyi/"><img src="http://img.youtube.com/vi/TqqFwbHON3Y/2.jpg" alt="" /></a></span></div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fakfukfon.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fakfukfon.wordpress.com/486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fakfukfon.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fakfukfon.wordpress.com/486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fakfukfon.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fakfukfon.wordpress.com/486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fakfukfon.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fakfukfon.wordpress.com/486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fakfukfon.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fakfukfon.wordpress.com/486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fakfukfon.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fakfukfon.wordpress.com/486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fakfukfon.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fakfukfon.wordpress.com/486/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=486&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/01/26/ahmet-yildiz-cinayeti-muhalefete-homofobiklikte-yildizli-pekiyi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/74d038aeaf88785e411b62a7a85815bd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fakfukfon</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/01/ahmetyildizposter.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">AhmetYildizPoster</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>türk polisinin bonus sistemi: &#8216;bilinen bayan&#8217;, travesti ve digerleri</title>
		<link>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/01/23/turk-polisinin-bonus-sistemi-bilinen-bayan-travesti-ve-digerleri/</link>
		<comments>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/01/23/turk-polisinin-bonus-sistemi-bilinen-bayan-travesti-ve-digerleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 15:38:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fakfukfon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[kabahatler kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[lgbtt]]></category>
		<category><![CDATA[molotof]]></category>
		<category><![CDATA[narkotik]]></category>
		<category><![CDATA[polis]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[transseksüel]]></category>
		<category><![CDATA[travesti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fakfukfon.wordpress.com/?p=477</guid>
		<description><![CDATA[kabahatler kanunu kisvesi altında yolda yürüyen, lokantada çorba içen, evine giderken kapısının önünde fahiş rakamlarla &#8216;ceza kesilen&#8217; transseksüellerin yaşadıkları bu ülkede hiç gündem olmuyor. lezbiyen, gey, biseksuel ve trans (lgbt) örgütleri kabahatler kanunu saçmalığına ve emniyetin &#8216;bonus&#8217; sistemine dair çok sayıda açıklama yaptı, belgeleri deşifre etti ama oralı olan çıkmıyor. bu mevzuya kulaklarını tıkayan, gözlerini kapatan [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=477&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;"><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/01/bonuspoint_visual_1.jpg"><img class="alignleft  wp-image-481" title="bonuspoint_visual_1" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/01/bonuspoint_visual_1.jpg?w=227&#038;h=230" alt="" width="227" height="230" /></a></span></p>
<p><span style="color:#000000;">kabahatler kanunu kisvesi altında yolda yürüyen, lokantada çorba içen, evine giderken kapısının önünde fahiş rakamlarla &#8216;ceza kesilen&#8217; transseksüellerin yaşadıkları bu ülkede hiç gündem olmuyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">lezbiyen, gey, biseksuel ve trans <strong>(lgbt)</strong> örgütleri kabahatler kanunu saçmalığına ve emniyetin &#8216;bonus&#8217; sistemine dair çok sayıda açıklama yaptı, belgeleri deşifre etti ama oralı olan çıkmıyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">bu mevzuya kulaklarını tıkayan, gözlerini kapatan insna hakları savunucularına ve necip türk medyasına bu çizelgeden daha ikna edici ne olabilir bilmiyorum. ancak emniyetin hayatlarımıza bilgisayar oyunu bizlere de kaznaılacak puan muamelesi yapması ve bu saçma yarışta her birimizin kılıfına uydurularak ceza almasını tartışmamazlık edemeyiz. &#8221;bilinen bayan&#8221; hadisesi ise ayrıca bir ilginç. burada şair ne demek istemiş henüz bir mantıklı sonuca ulaşabilmiş değilim. çalışmalarım sürüyor.<br />
</span><span style="color:#000000;">işte türk polisinin yakaladıkları &#8216;suçlular&#8217; ve kendilerine kazandıracakları puanlarının listesi:</span></p>
<p><span id="more-477"></span></p>
<p><a href="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/01/polis1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-480" title="polis" src="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/01/polis1.jpg?w=490&#038;h=735" alt="" width="490" height="735" /></a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/fakfukfon.wordpress.com/477/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/fakfukfon.wordpress.com/477/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/fakfukfon.wordpress.com/477/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/fakfukfon.wordpress.com/477/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/fakfukfon.wordpress.com/477/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/fakfukfon.wordpress.com/477/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/fakfukfon.wordpress.com/477/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/fakfukfon.wordpress.com/477/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/fakfukfon.wordpress.com/477/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/fakfukfon.wordpress.com/477/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/fakfukfon.wordpress.com/477/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/fakfukfon.wordpress.com/477/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/fakfukfon.wordpress.com/477/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/fakfukfon.wordpress.com/477/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=fakfukfon.wordpress.com&amp;blog=29125646&amp;post=477&amp;subd=fakfukfon&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fakfukfon.wordpress.com/2012/01/23/turk-polisinin-bonus-sistemi-bilinen-bayan-travesti-ve-digerleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/74d038aeaf88785e411b62a7a85815bd?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">fakfukfon</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/01/bonuspoint_visual_1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">bonuspoint_visual_1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://fakfukfon.files.wordpress.com/2012/01/polis1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">polis</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
